YAYINA BAŞLAMA TARİHİ: 13.08.2001
22 Ağustos 2014, Cuma
Kontrgerilla, Ergenekon, Özel Harp, terör ve bağlantılı konularda 2001 yılından beri yayındayız .. aharun.8m.net|www24.brinkster.com/aharun|kontrgerilla.com|ergenekon.ws
Suriye’de İnsanlar Soğuktan/Açlıktan Ölüyor. ACİL Giysi, battaniye, gıda, ilaç yardımı çağrısı
Taksim Gezi olaylarına destek veren sanatçı, bankacı, işadamları ve medya ile yurtdışı destekçileri

Kontrgerilla.com.. Tanıklar.. Belgeler.. Bilgiler..

  Özet  EskidenYeniye
 
İSTEDİĞİNİZ MANŞETLER..         "yarbay dönmez" için arama sonuçları    (Toplam 133 sonuç)           Arama sonuçlarını yazdırmak için tıklayın


Flaş!!! Yarbay Dönmez İstanbul´da

Ergenekon terör örgütü soruşturması kapsamında polisçe gözaltına alınmamak için firar edip 3 gün sonra askerlere teslim olan ve evinde bulunan krokilerle bir cephaneliğe ulaşılan muvazzaf yarbay Mustafa Dönmez, İstanbul´a sevk edildi. Yarbay´ın Ergenekon davası kapsamında değil askeri birlikten dışarıya silah ve mühimmat çıkarmak, yani ´hırsızlık´ suçundan askeri dava kapsamında yargılanacağı sanılıyordu. Bu durumun değişip değişmediği belki ilerleyen saatlerde açığa kavuşacak.

16.01.2009 11:16 Ergenekon terör örgütü soruşturması kapsamında polisçe gözaltına alınmamak için firar edip 3 gün sonra askerlere teslim olan ve evinde bulunan krokilerle bir cephaneliğe ulaşılan muvazzaf yarbay Mustafa Dönmez, İstanbul´a sevk edildi. Yarbay´ın Ergenekon davası kapsamında değil askeri birlikten dışarıya silah ve mühimmat çıkarmak, yani ´hırsızlık´ suçundan askeri dava kapsamında yargılanacağı sanılıyordu. Bu durumun değişip değişmediği belki ilerleyen saatlerde açığa kavuşacak.

11:16: Yarbay Dönmez´in İstanbul´a gönderildiği bildirildi

Genelkurmay başkanlığı tarafından yağılan haftalık bilgilendirme toplantısında, Ergenekon terör örgütü soruşturması kapsamında gözaltına alınan ve evinde bulunan krokilerle bir cephaneliğe ulaşılan muvazzaf yarbay Mustafa Dönmez´in, İstanbul´a sevk edildiği açıklandı. Yarbay´ın Ergenekon davası kapsamında değil askeri birlikten dışarıya silah ve mühimmat çıkarmak yani hırsızlık suçundan askeri dava kapsamında yargılanacağı sanılıyordu. Bu durumun değişip değişmediği belki ilerleyen saatlerde açığa kavuşacak.

Ankara´dan İstanbul´a getirilen Yarbay Mustafa Dönmez´in, önümüzdeki hafta başında, Ergenekon soruşturması kapsamında Beşiktaş´taki İstanbul Adliyesine götürülerek, ifadesinin alınacağı bildirildi. Öte yandan, Ankara´da görevli 2 askeri savcının, çarşamba günü Beşiktaş´taki İstanbul Adliyesine gelerek, Ergenekon soruşturmasını yürüten savcılarla görüştüğü öğrenildi. Askeri savcıların, 2 gün boyunca İstanbul Cumhuriyet Savcısı Zekeriya Öz´ün de aralarında bulunduğu 5 savcı ile soruşturma kapsamında tutuklanan askeri personel hakkında görüştüğü kaydedildi.

Genelkurmay Ergenekon soruşturmasına tepki gösterip elemanı Dönmez´i savundu!

Genelkurmay İletişim Daire Başkanı Tuğgeneral Metin Gürak, Ankara´da gözaltına alınan Yarbay Mustafa Dönmez´in İstanbul´a sevk edildiğini bildirdi. Gürak, “TSK kendisine intikal eden ve tespit ettiği tüm adli olayları titizlikle araştırmakta ve gecikmeden yasal gereğini yapmaktadır” dedi. Genelkurmay İletişim Daire Başkanı Tuğgeneral Metin Gürak, İstanbul Cumhuriyet Savcılığı tarafından yürütülmekte olan soruşturmaya ilişkin olarak, soruşturma dosyasının incelenmesi ve belgelerden suret alınmasına bile kısıtlama kararı verildiğini hatırlatarak, “Buna rağmen, temel insan hakları, Anayasanın 38´inci maddesinde yer alan ´Suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar, kimsenin suçlu sayılamayacağı´ hükmü, ´masuniyet karinesi´, ´adil yargılanma hakkı´ gibi en temel hukuk ilkelerinin ihlal edildiği görülmektedir. Sorumlu olması beklenen kesimlerin yarattığı bu hassas ortam, kişilere, kurumlara, yargıya ve nihayetinde devlete de büyük zararlar vermektedir” dedi.

Başsavcılıktan talimat geldi, Dönmez bugün İstanbul´a sevk edildi

Tuğgeneral Gürak, şunları kaydetti: “Genelkurmay Askeri Savcılığı ile İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı arasındaki koordine neticesinde oluşturulan beş kişilik bir bilirkişi heyeti 14 Ocak 2009 tarihinde ele geçirilen malzemeler üzerinde gerekli incelemeleri yapmak üzere görevlendirilmiştir. Şüpheli, bulunan silah ve mühimmatın askeri malzeme olma ihtimaline istinaden tutuklanmış olup, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında verilen gözaltı veya olabilecek tutuklama kararlarına bir etkisi bulunmamaktadır. Ceza usul hukuku çerçevesinde bir kişi birden fazla nedenle tutuklanabilir, ilgili yargı yerleri, aralarında koordinasyon ile yasal işlemleri yürütürler. Bu son derece açık yasal bir işlem olup, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında da şüphelinin ifadesi istendiğinde alınabilecektir. Dün akşam İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığından gelen talimat gereği, şüpheli bugün İstanbul´a sevk edilmiştir”

Dönmez firardayken Polatlı´daki Topçu ve Füze Okulu´nda mı kalıyordu?

Sapanca´daki bağ evinde 22 el bombası, 2 Kaleşnikof piyade tüfeği, 8 tabanca ile 5 bin 800 mermi çıkan ve Askeri Mahkemece, ordu malı silahları birlikten dışarı çıkartmak ve çalmak suçundan tutuklanan Dönmez´in firarda olduğu 6 gün boyunca Polatlı´daki Topçu ve Füze Okulu´nda kaldığı iddia edildi.

Dönmez Ergenekon örgütünün lojistikçisi ve karargah evlerinin 2 numaralı ismi

Dönmez´in cep telefonundan alınan sinyaller Topçu Okulu´nu gösterdi. Baz istasyonundan alınan sinyal raporları delil olarak dosyaya girdi. Yakalansaydı Savcı Zekeriya Öz, Yarbay´a firar ettiği dönemde Polatlı´daki Topçu Okulu´nda kalıp kalmadığını soracaktı. Genelkurmay´ın bu şok iddia ile ilgili bir inceleme ya da idari soruşturma başlatıp-başlatmayacağı açıklanmadı. Soruşturmada Kara Kuvvetleri Lojistik Komutanlığı´nda görevli Dönmez´in Ergenekon örgütünün lojistikçisi ve karargah evlerinin 2 numaralı ismi olduğu anlaşıldı.

´Sapanca´daki silahlar benim ancak Zir Vadisi´ndekiler benim değil!´

Dönmez´in Ankara Merkez Komutanlığı´na teslim olduğu günün akşamı evinde yapılan arama sonucu çıkan kroki üzerine Yenikent´teki Zir Vadisi´nde yapılan kazı sonucu ele geçirilen el bombaları ve mühimmatların kendisine ait olmadığını iddia etti. Evimde yapılan aramada çıktığı iddia edilen krokiden haberim yok. O kroki bana ait değil, arazide bulunan silahlarla ilgim yok dedi. Dönmez´in Sapanca´daki evinde bulunan 22 adet el bombasını birlik dışına çıkarttığını itiraf ettiği öğrenildi.

(16 Ocak 2009, 11:16)

HABERLE BAĞLANTILI OLABİLECEK LİNKLER:
Bu bölüm araştırmacılara yardımcı olmak için konulmuştur. Zaman içerisinde geçersiz hale gelen ya da yanlış linkler olabilmekte, farkedildikçe düzeltilmeye çalışılmaktadır.

Yarbay Mustafa Dönmez manşetlerimiz

Yarbay Dönmez´in adının geçtiği tüm manşetlerimiz

http://www.kontrgerilla.com/mansetgoster.asp?haber_no=207    yazdır/print


 

Dönmez´in bombalarında şok gelişme

Ergenekon kapsamında Ankara´da Zir Vadisi´nde Yarbay Mustafa Dönmez´in evinde bulunan krokiye göre yapılan kazıda bulunan el bombaları ile MLKP üyesi teröristte yakalanan el bombalarının aynı seri ve kafileden olduğu anlaşıldı.

16.01.2009 14:27 Ergenekon kapsamında Ankara´da Zir Vadisi´nde Yarbay Mustafa Dönmez´in evinde bulunan krokiye göre yapılan kazıda bulunan el bombaları ile MLKP üyesi teröristte yakalanan el bombalarının aynı seri ve kafileden olduğu anlaşıldı. Sapanca´da yine Dönmez´e ait önceki bombalar da Ümraniye´dekilerle aynı kafile ve seri numaralı çıkmıştı.

Ankara Zir vadisinde yapılan kazıda ele geçirilen el bombalarıyla, 2003 yılında İzmir´de yapılan bir operasyonda gözaltına alınan terör örgütü MLKP´nin yönetici kadrosundan olan Mustafa Sami Özbil´de ele geçen iki adet el bombasının seri ve kafile numaralarının örtüştüğü ortaya çıktı. Zir Vadisi´ndeki el bombalarına, Yarbay Mustafa Dönmez´in evinde ele geçirilen krokilerden yola çıkılarak ulaşılmıştı. Seri numaralarının silinmediği ortaya çıkan el bombalarını inceleyen polis, şok bir sonuca ulaştı. Bu bombalarla aynı seri ve kafile numarasından olan iki adet el bombasının, MLKP´li bir terörist Mustafa Sami Özbil´de ele geçirildiği sonucuna ulaşıldı. Bu gelişme üzerine polis, daha önce ele geçirilen bütün el bombalarının seri ve kafile numaralarını mercek altına aldı ve ele geçirilen el bombalarıyla aynı seri ve kafile numaralarıyla ait olup olmadığını incelemeye başladı. El bombalarının MLKP´li teröristin eline nasıl geçtiği detaylarıyla araştırılıyor ve karmaşık ilişkiler zinciri çözülmeye çalışılıyor.

Sapanca´daki bombalar da Ümraniye´dekilerle aynı kafileden çıkmıştı

Yarbay Dönmez´in Sapanca´daki evinde bulunan 22 el bombasıyla, Ümraniye´deki bombaların kafile numaralarının örtüştüğü ortaya çıkmıştı. Uzmanlar, bu durumun soruşturmayı yürütenleri aynı adrese götüreceğini belirtiyor. Kafile numarası, bombaların aynı ülkede, aynı yıl ve aynı grupta üretildiğini gösteriyor.

(16 Ocak 2009, 14:27)

HABERLE BAĞLANTILI OLABİLECEK LİNKLER:
Bu bölüm araştırmacılara yardımcı olmak için konulmuştur. Zaman içerisinde geçersiz hale gelen ya da yanlış linkler olabilmekte, farkedildikçe düzeltilmeye çalışılmaktadır.

Yarbay Mustafa Dönmez manşetlerimiz

Yarbay Dönmez´in adının geçtiği tüm manşetlerimiz

http://www.kontrgerilla.com/mansetgoster.asp?haber_no=206    yazdır/print


 

Soruşturmada Erdoğan-Başbuğ ittifakı

İsmail Küçükkaya: Başından beri kimi hatalar ve ihmaller nedeniyle kamuoyunun bir bölümünde kuşkuyla karşılanan Ergenekon soruşturması devletin bütün birimlerinde derinlemesine inceleme konusu yapılıyor.

16.01.2009 13:06 İsmail Küçükkaya (Akşam): Ergenekon soruşturmasının gerçek miladı geçen hafta perşembe günüdür. Soruşturmanın bundan sonraki gelişimi açısından büyük bir fırsatla karşı karşıyayız. Onuncu dalgayı da ´Savcılığın gözaltı kararları ve mahkemenin tutuklu veya serbest yargılama tasarrufu´ olarak iki kısımda ele alırsak, bu aşama; Türkiye açısından büyük bir arınma anlamına gelebilir. Büyük fotoğrafa Başbakan Erdoğan-Genelkurmay Başkanı Başbuğ görüşmesini, Genelkurmay´ın bir açıklama yapmamasını, Yargıtay Başkanlar Kurulu´nun bildiri yayımlamamasını eklersek, Ergenekon artık kendi rayında ilerleyebilir sonucuna ulaşırız. Susurluk´a destek veren halk, Ergenekon´a neden kuşkuyla bakıyor? Bu soruyu ortaya çıkaran handikaplar bundan böyle ya olmaz ya da en az oranda gerçekleşir. Son cephanelik bulgularıyla birlikte Türkiye´nin kazancı da şudur: ´Bundan böyle Türkiye´de hiç kimse benzeri girişimlerde bulunmaya cesaret edemez.´

Ergenekon soruşturmasının başından beri en zor durumda iki makam sahibi var. Başbakan ve Genelkurmay Başkanı. 18 aylık Ergenekon sürecinin en sonunda nihayet karşı karşıya kaldığımız fırsatın heba edilme riski de söz konusu. O şansı riske edenler, aşırı liberal medya ve muhafazakar medya. Kendi zihinlerindeki devlet algılarını, geçmişte yaşadıkları travmaları merkeze alan yaklaşımlarıyla bugün devlet yapısını aşındırmaya çalışıyorlar. Bugün, Erdoğan-Başbuğ ittifakı çatırdarsa kaos yaşarız. Onların yüz yüze iletişime geçmelerinden rahatsız olanların tahriklerine kimse kapılmamalı. Evet, ülkenin başbakanı ve genelkurmay başkanı bütün sorunları yüz yüze görüşebilmelidir. Oradan ülkeye yayılacak iklim, çeşitli yanlışların yapılmasını önleyecektir. Bu arada çetelerden kurtulmanın hukuk çerçevesi içinde yolu da bulunacaktır.

Ergenekon doğal olarak manşetlerden inmiyor. Olay çok güncel ve gelişmeler çok hareketli. Birkaç gündür sorular artmış durumda. ´Karargah evlerinde cephaneler çıkıyor, Genelkurmay sessiz´ denilerek Genelkurmay´a sorular yöneltiliyor. Dün Ankara´daydım, devletin çeşitli katmanlarında ve siyaset koridorlarında bu soruların yanıtlarını aradım. Çok ilginç bulgulara ulaştım. Hatırlayalım, 18 Temmuz´da AKŞAM Gazetesi´nde bir manşet haberimiz yer almıştı. ´Ergenekon görevdeki subaylara uzandı´ demiştik ve Genelkurmay´ın bir soruşturma başlattığını, Hava Kuvvetleri Askeri Savcılığı´nı görevlendirerek MİT´in Karargah evleri şemasına dönük çalışma yürüttüğünü duyurmuştuk. MİT belgesinde, 6´sı kurmay albay 20´den fazla subay ve askeri okul öğrencisiyle sivil memurların yer aldığı karargah evleri listesi böylece soruşturma konusu yapılıyordu. İşte onuncu dalgada gözaltına alınan, tutuklanan bazı muvazzaf subaylar, o gün başlatılan soruşturmada yer alan isimleri kapsıyor. Albay Cengiz Köylü, Albay Mustafa Koç, Üsteğmen Taylan Özgür Kırmızı, Üsteğmen Muhammet Sarıkaya ve Yarbay Mustafa Dönmez´in isimleri MİT´in karargah evleri listesinde bulunuyor. Karargah evleri toplantılarına katılan muvazzaflar tutuklanmış durumdalar. Yargılama devam ediyor.

MİT- asker zirvesi

Sorular var ya, açıklamaya çalışalım. Evet, Askeri Savcılığın soruşturması sürüyor. O listedeki her isim geçmişe doğru çok titiz bir soruşturmaya tabi tutuluyor. Telefonları ve e-mail trafikleri bile en az üç yıl öncesine kadar inceleniyor. Askeriye içinde varolduğu söylenen illegal oluşum iddiaları, derinlemesine soruşturma konusu yapılıyor. İşte bu trafik içinde sıcak ve çok önemli bir bilgiye ulaşıyorum. Elde ettiğimiz habere göre askeri savcılar, MİT´e gitmişler, karargah evleri şemasını hazırlayan ve Genelkurmay´a gönderen MİT´in üst düzey yöneticisiyle görüşmüşler. Savcı Z.Ü. ile MİT´in üst düzey yöneticisi A. karargah evleri belgesini konuşmuşlar. Askeri Savcılık, karargah evleri şemasının nasıl hazırlandığını, nereye dayandırıldığını, elde başka bir bilgi, belge, görüntü, şema ve dinleme kaydı olup olmadığını sormuşlar. Bu görüşme bence Ergenekon soruşturmasının akıbeti açısından önemli sonuçlar doğurabilir.

Kim bu İbrahim Arslan?

Bu arada MİT´ten Genelkurmay´a kadar devletin çeşitli birimlerinde yaşananların arka planına ilişkin haberleri kovalarken çok ilginç ve şaşırtıcı bir nokta ile karşılaştık. Askeri Savcılık, MİT´e, Emniyet´e ve diğer ilgili kurumlara ´İbrahim Arslan kimdir?´ sorusunu yöneltmiş. İbrahim Arslan karargah evleri şemasında 1 numara olarak görünen kişi. MİT´in elde ettiği ve Genelkurmay´a ilettiği karargahevleri şemasının en üst noktasında İbrahim Arslan ismi yer alıyor. Bu kişi askeri bölüm başkanlarının da yukarısında bulunuyor. Ama Ergenekon soruşturmaları kapsamında bilebildiğimiz kadarıyla İbrahim Arslan ismi adeta yokmuş gibi davranılıyor. İşte Askeri Savcılık, şimdi bu kişinin kim olduğu üzerine odaklanmış durumda. İbrahim Arslan´la ilgili şu ana kadar yaygın söylenti bu kişinin İstanbul´da lüks bir alışveriş merkezinde dükkanı olan bir işadamı olduğu yönünde. İyi de niye bu kişi hiç ortalarda yok, mesela bilgisine başvurulmuş mu?

Karargah evleriyle ilgili yeni bulgulara ulaşıldığına, o listedeki kimi muvazzaflar tutuklandığına göre şimdi bu İbrahim Arslan´la ilgili bir gelişmenin olması gerekmez mi? Kim bu İbrahim Arslan?

Sonuç: Başından beri kimi hatalar ve ihmaller nedeniyle kamuoyunun bir bölümünde kuşkuyla karşılanan Ergenekon soruşturması devletin bütün birimlerinde derinlemesine inceleme konusu yapılıyor. Çok somut tutuklamalar da olduğuna ve yargılama devam ettiğine göre konu bütün ciddiyetiyle sürdürülüyor. Erdoğan-Başbuğ görüşmesi de Ergenekon´un bazı hukuk ihlallerinden arınarak, kendi rayında yürütülmesinin uygun zeminini yaratmıştır. Gelinen nokta, soruşturmanın sonuç alınamayacak genişleme yerine, somut bilgilere ulaşılacak derinleştirilme aşamasına geldiğini gösteriyor. (İsmail Küçükkaya / Akşam)

(16 Ocak 2009, 13:06)

HABERLE BAĞLANTILI OLABİLECEK LİNKLER:
Bu bölüm araştırmacılara yardımcı olmak için konulmuştur. Zaman içerisinde geçersiz hale gelen ya da yanlış linkler olabilmekte, farkedildikçe düzeltilmeye çalışılmaktadır.

Karargah Evleri soruşturmasının askerlerce savsaklanması

http://www.kontrgerilla.com/mansetgoster.asp?haber_no=204    yazdır/print


 

Sıranın onlara gelmemesi korkutuyor

Perihan Mağden: ´O-ha! Atatürk´ün evinin bahçesinde arama yapıyor mankafalar!´ diye yazı döşenenler, birtakım köşe yazarları sıranın kendilerine gelmesinden korkuyormuş Ergenekon Davası´nda. Ben ise sıranın onlara gelmemesinden korkuyorum.

15.01.2009 12:40 Perihan Mağden (Radikal): Tarafsız medyalama.. FasaFiso Dayanışmacıları nasıl geri basacaklar- bilemiyorum. Asfaltı yakıyor bazılarının, yeni manevraları. Allah´tan ´Ergenekon Avukatı´ Baykal onlardan değil. Bu Memlekette arlanmazlığın, tutarlılık olarak gazlanabileceğine inancı sarsılmadı. ´Hibrid Dava´ demiş Ergenekon için. Bu lafı bi yerden hatırlıyorum: Ha, bir ara ´Hybrid Demokrasi´ lafını kullanıyordum yazılarımda BolAskeriyeGüdümlüDemokrasimiz (nevi şahsına münhasır) için. Evinde bulunan kroki sayesinde Yenikent´te şahane bir cephaneliğin bulunmasını temin ettiren Yarbay Mustafa Dönmez, mesela. Türk Ordusu Mensuplarının darbecilik hastalığı vakalarından ´bir´ (1) adeti. Kuyudan filan çıkartılanlar, öyle böyle değil! Alay Orduları, “O-ha! Atatürk´ün evinin bahçesinde arama yapıyor mankafalar!” diye yazı döşenenler, FasaFiso Mühendisleri, hep horrrr görenler Ergenekon´un boyutlarını ve önemini, Bertaraf olmamak için taraf olmayanlar-Türk Medyalaması´nın bir bölümü Ergenekon Sınavı´ndan utanmazlığın bok renginde karnesiyle ´geçti´.

Yenikent Zir Vadisi´ndeki Ermeni Mezarlığı´na bakan evin kuyusundan, orasından burasından dört dörtlük bir cephane fışkırırken, zaplıyordum televizyonu. Hikmet Sami Türk donuk gözleriyle, “Devletin kendini savunmak için sakladığı silahlardır” diyordu. Eminliğine, kuş kondurmuyordu. Adalet Bakanı´yken bana 7-8 adet dava ´açtırtmıştı´ Ağır Ceza´da. A! davalardan biri de DGM´deydi. F tipine dair, ölüm oruçlarına dair yazdıklarım üstüne kendisini ´teröristlerin hedefi haline getirdiğimi´ iddia ediyordu. Yüce Türk Adaleti de, bakanlarının davalarını takır takır açıyordu. Sabıkalarımdan biri (hala zamanaşımından düşmedi) Hikmet Sami Türk´ün adalet bakanlığının, pardon anlayışının armağanıdır. Türk Yargısı, koktu! Çoktan kokuyordu! Ama AK Parti´nin kapatılma davasının iddianamesi için kalem oynatan ve ne kadar ´kanuni´ bir örgüt olduğu tepeden tırnağa şaibeli YARSAV´ın iddia ettiği cenahtan değil. Bizzat Türk Adaleti´ni onca yıldır tarafgirliklerinin suyunda boğanlar, şimdi Yargı´nın en nihayet hakkaniyetli olmaya çabalayan ´tarafından´ şikayetçiler ve ´sıranın´ kendilerine gelmesinden korkuyorlar. Bu kadar net.

Birtakım köşe yazarları da sıranın kendilerine gelmesinden korkuyormuş Ergenekon Davası´nda. Ben İSE sıranın onlara gelmemesinden korkuyorum. Yargı´daki Ergenekon Yandaşlarına gelmemesinden korkuyorum sıranın. Sıranın, cunta eseri anayasalamamızdan kurtulmamıza hiç gelmemesinden korkuyorum. İfade özgürlüğünün birden, on yıllardır her nevi düşünce özgürlüğümüzü kısıp kısıtlayanlar, habire cezalandırılanlar tarafından Darbe Yapma Özgürlüğünü Savunma Hakkı filan diye gazzlanabilme ihtimalinden, bu ihtimali diri tutmaya kalemlerini seferber edenlerden-Ben: hem tarafım yani. Hem de şiddetle, şiddetle tiksiniyorum ´Ergenekon Efsanesi´ tarzı sis perdeleri kalemleyenlerden. Kalemlemiş olanlardan. Deniz Baykal´dan da önde. Ve hararetle.

Pek tabii ki Amerika´nın inayeti vardır işin içinde. Çözülmesinde BU terör örgütünün yani. Amerika, netice itibariyle Türk Askeriyesi´nin ´mentor´udur. Eğitmenidir. Tedarikçisidir. Müttefikidir. Bunu AskeriyeZevdalıları, bi zahmet kabul etsinler. Amerika; AtillaİlhanKafalaması´yla “Rusya´yla yakınlaşalım. İcabında İran´la ittifak yapıp Çin´e göz kırpalım” fantastik ve de kendini ´antiemperyalist´ filan diye kaydırıktan etiketleyenlerin artık çok olduğuna, sayı ve sırayla hadlerinin bildirilmesi gerektiğine karar vermeseydi-NAH Ergenekon Operasyonları; Yüce Ordumuz tarafından böylesine ´kontrollü´ bir tedirginlik ve zevahiri kurtarma (son sorgulanan 3 emekli generali içeri aldırmama) girişimleriyle yalnızca, karşılanırdı. Yüce Askeriyemiz´in yüce gönüllülüğünü, ´emperyalist´ Amerika´ya olan hakikatsever bağlılık ve bağımlılıklarına DA borçluyuz, pek tabii ki. Ama Ergenekon Dalgaları´nın arkasında yatan böylesi gerçekler, bu ülkeyi SuikastManyağı/ TerörSalağı/ KorkuEbesi haline getirmiş unsurlardan kurtuluyor olmamızın bende yarattığı (evet: taraftarca) coşkuyu eksiltmiyor. Kurtulmaya başladığımız; teşhirine ve cezalandırılmasına başladığımız tüm bu DarbeHastası/AzınlıkDüşmanı/Latan ya da AçıkIrkçı ´unsurlar´ benim düşmanlarım-dı, düşmanlarım zaten her biri.

Bu operasyonlar, bu dalgalar; diyelim bazı ayranlarına göre ´müzmin muhalif´, ´sosyalist aydın´ pek çoklarına göre Gülünesi 1 Meczup olan Yalçın Küçük´e uzandı diye- Yok; statücambazlarının saygın prof.´larına/başkanlarına/işverenlerine/kanaatönderlerine/efendilerine ´saygısızca´ uzandı diye-Bin tane top çevirerek Bu Temizlik Harekatı´nı kirletmeye çalışmalarını, ehemmiyetsizleştirmeye çalışmalarını, gülünçleştirmeye çalışmalarını- Affetmeyeceğim hakikaten. Yaptıkları bitaraf olmak, nesnel olmak filan değil kat´i surette. Bulandırıcı olmak da, taraftarlığın bir modeli. Bu Topraklar´da yayık ayranıyla çok iyi gittiğine iman edilmiş; berbat bir modeli. O iğrenç suyagötürüpsusuzgetirme (kıymeti kendilerinden menkul) “becerilerine´ yüklenmeleri- ErgenekonKafaların bozbulandırık çeşitlemesi: MedyalamaYaratıkları cinsi. Pek çok cinsten bu operasyonda karşımıza çıkan, o cinsi. Cinsi. (Perihan Mağden / Radikal)

(15 Ocak 2009, 12:40)

HABERLE BAĞLANTILI OLABİLECEK LİNKLER:
Bu bölüm araştırmacılara yardımcı olmak için konulmuştur. Zaman içerisinde geçersiz hale gelen ya da yanlış linkler olabilmekte, farkedildikçe düzeltilmeye çalışılmaktadır.

Ergenekon, Balyoz ve benzer davaları engelleme girişimleri

http://www.kontrgerilla.com/mansetgoster.asp?haber_no=199    yazdır/print


 

Flaş!!! Genelkurmay Yarbay´ı saklıyor

Geçtiğimiz günlerde teslim olduğu söylenen Ergenekon soruşturması firari sanığı Yarbay Mustafa Dönmez´in askerlere teslim olduğu, ancak askerlerin Dönmez´i sivil savcılığa günlerdir teslim etmediği öğrenildi.

14.01.2009 16:41 FLAŞ FLAŞ!!! Genelkurmay firari Yarbay´ı Ergenekon soruşturmasından kaçırıyor.. Kim demiş Kurtlar Vadisi dizisi yayından kaldırıldı diye?.. Geçtiğimiz günlerde teslim olduğu söylenen Ergenekon soruşturması firari sanığı Yarbay Mustafa Dönmez´in askerlere teslim olduğu, ancak askerlerin Dönmez´i sivil savcılığa günlerdir teslim etmediği öğrenildi.

Acaba Yarbay´ın teslim olmasında Genelkurmay´la bir pazarlığı söz konusu mu?

Önceki gün Hurşit Tolon´un düzmece raporlarla cezaevinden sağlık gerekçesiyle tahliye edilmesinin son anda cezaevi yönetiminin uyanıklığı sayesinde engellenmesi akıllara ´Görevimiz Tehlike´ filmini getirmişti. Bundan başka son dalga operasyonda eski MGK Genel Sekreteri emekli Orgeneral Tuncer Kılınç, eski Genelkurmay Adli Müşaviri emekli Tümgeneral Erdal Şenel ve Yarbay Mustafa Dönmez´in evlerinde yapılan aramanın da 2,5 saatlik geciktirmeyle gerçekleştiği öğrenilmişti. Alınan bilgilere göre, askeri lojmanlardaki aramalara polisin katılmasına izin verilmemiş, arama işlemi de Ankara´da görevli bir savcı ve askeri savcının eşliğinde 10 dakikada tamamlanmıştı. Ancak yapılan teknik takip sonucunda evinde arama yapıldığı sırada Yarbay Dönmez´in Kara Kuvvetleri Komutanlığı´nda olduğu belirlenmişti. Kimliği belirlenemeyen bir kişinin Dönmez´i telefonla arayarak, Neredesin, polisler seni arıyor? dediği, bu görüşmenin ardından Dönmez´in kayıplara karıştığı ileri sürüldü. Son olarak Genelkurmay, Ergenekon soruşturma kapsamında büyük bir rol aldığı kendisinde bulunan devasa miktarda silahlardan anlaşılan Yarbay Dönmez´i Ergenekon soruşturmasını yürüten Zekeriya Öz´e teslim etmeden, evinden çıkan silahlarla ilgili hırsızlık suçundan tutuklayarak Mamak Askeri Cezaevi´ne gönderdi. Acaba teslim olmasında da bu konuda bir pazarlık söz konusu mu?

Ergenekon´un son şok dalgasında Sakarya´daki evinin bahçesinde mühimmat ele geçirilen, ardından Zir vadisinde yine toprağa gömülü olarak mühimmatı ele geçirilen firari Yarbay Mustafa Dönmez, kazı yapıldığı sırada Mamak Cezaevi´ne kondu. Dönmez´in sivil savcı Zekeriya Öz´e teslim edilmeden askeri cezaevine konma nedeni ise 1632 sayılı Mamak Askeri Ceza Kanununun 131. maddesi gereğince yani orduya ait silahları çalmak suçu. Bu işlemle Zekeriya Öz´ün, Yarbay Mustafa Dönmez´i şimdilik sorgulamasının önü de kapatılmış oldu. Çünkü savcı Öz, mavazzaf subayları İstabul Beşiktaş´taki adliyede sorgulamış ve askeriyede sorgu yapmayı kabul etmemişti. Ergenekon soruşturmasının 10 dalgasında Ankara´da gözaltına alınan muvazzaf askerlerden üçü Beşiktaş´ta sorgulanarak tutuklanıp askeri cezaevine gönderilmişti.

ZİR VADİSİ KAZILDIĞINDA YARBAY ASKERİ CEZAEVİNE KONMUŞTU

Operasyonun ardından firar eden ve üç gün süreyle aranan Yarbay Mustafa Dönmez´in bahçesinde mühimmat bulunan Sakarya´daki evinde ele geçirilen krokide Zir Vadisi olarak bilinen yerde gömülü mühimmat olduğu belirtiliyordu. Emniyet bu çalışmayı yaptığı sırada 12 Ocak Pazartesi sabahı askeriyeye teslim olan Yarbay hırsızlık suçundan tutuklanıp Mamak Cezaevi´ne konuldu. Yani Zir Vadisi´ndeki kazı başladığı sırada Yaray Mustafa Dönmez askeri cezaevindeydi.

SAVCI ÖZ YARBAY DÖNMEZ´İ ASKERİ SAVCILIK ARACILIĞI İLE VE YAZILI TALİMATLA SORGULAYABİLECEK

Zekeriya Öz´ün, evinde ve yazlığında silah ve bombalar ele geçirilen Yarbay Mustafa Dönmez´i yazılı talimat yoluyla sorgulayabileceği belirtildi. Askeriye mahkemeye talimat yazısı gönderecek olan Öz, yarbayın ifadesini yazılı olarak alabilecek. Öz´ün hazırladığı sorular önce askeri savcılığa gönderilecek, askeri savcılık Dönmez´den aldığı yanıtları posta yolu ile savcı Zekeriya Öz´e gönderecek.

İYİ ÇOCUK YARBAY, ASKERİ MAHKEMEDE YARGILANABİLİR, TIPKI SİVİL MAHKEMEDE 39 YIL AĞIR HAPİS CEZASINI ALAN ´ŞEMDİNLİ´NİN İYİ ÇOCUKLARI´NIN ASKERİ MAHKEMEDE HAFİF CEZALARLA YARGILANIYOR OLMASI GİBİ!

Ancak soruşturmanın bu aşamasında askeri savcılık konunun askeri bir suç olduğuna karar verirse soruşturma dosyasını Zekeriya Öz´den isteyip, görevi başında suç işlediği ileri sürülen muvazzaf subayların soruşturmasını ve yargılamasını kendisini sürdürebilecek.

KENDİNİ SİVİL BÖLGEDEN ASKERİ BÖLGEYE ATAN SANIKLAR PAÇAYI KURTARIYOR. ORADA AYRI BİR HUKUK VAR!..

HUKUKÇULAR: GENELKURMAY KENDİ HUKUKUNU(!) İŞLETMİŞ

Hukukçular, Genelkurmay´ın Zekeriya Öz´ün, Yarbay Mustafa Dönmez´i sorgulamasının önüne geçtiğini ileri sürerek, Yarbay Mustafa Dönmez´i, Zekeriya Öz´ün askeri savcı ile birlikte Ankara´da veya İstanbul´da sorgulaması gerekirdi. Soruşturmanın daha sonraki aşamalarında askeri personel olduğu gerekçesiyle davası ayrılır veya sivil suça karıştığı için sivil mahkemeye gönderilirdi. Bu aşamada Ergenekon soruşturmasını sürdüren savcının sorgusunun yaptırılmayışını ve başka bir suçtan tutuklanmasını ´Genelkurmay´ın kendi hukukunu işletmiş´ olarak değerlendiririz dediler.

İŞTE FİRARİ YARBAY´IN ASKERİ MAHKEMEDE TUTUKLAMA GEREKÇESİ

Askeri Mahkeme Yarbay Mustafa Dönmez´i 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu´nun Askeri Suçlar ve Kabahatler ve cezalar kısmının, Eşyayı ve malları çalan, satan, rehine veren ve alanlar kısmını düzenleyen 131. maddesine göre tutukladı. Askeri Ceza Kanunu´nun 131. maddesi şu şekilde; Madde 131 -1 - Askeri bir hizmet yaparken veyahut bir vazifeyi suistimal ederek, bu hizmet ve vazife dolayısıyla tevdi veya emanet edilmiş olan parayı, az ve çok kıymetli eşyayı veyahut kendisine emanet edilmiş olsun olmasın her nevi erzak ve esliha ve cephaneden başka, her nevi askeri eşyayı ve hayvanatı çalan veya ihtilas eden veya satan, rehine veren veya bunları bilerek satın alan ve rehine kabul eden ve gizliyen beş seneye kadar ağır hapis cezası ile cezalandırılır. Az vahim hallerde üç seneye kadar hapsolunur. Çalınan mallar varsa alınır,yok edilmiş ise kıymeti ödetilir. 2 - Fiil esliha, cephane ve herhangi bir müdafaa vasıtasına taalluk ederse ceza artırılır. 3 - Yukarıdaki iki fıkrada yazılı fiiler seferberlikte yapılırsa on seneden aşağı olmamak üzere ağır hapis, az vahim hallerde beş seneye kadar hapis cezası verilir.

(14 Ocak 2009, 16:41)

HABERLE BAĞLANTILI OLABİLECEK LİNKLER:
Bu bölüm araştırmacılara yardımcı olmak için konulmuştur. Zaman içerisinde geçersiz hale gelen ya da yanlış linkler olabilmekte, farkedildikçe düzeltilmeye çalışılmaktadır.

Yarbay Mustafa Dönmez manşetlerimiz

Yarbay Dönmez´in adının geçtiği tüm manşetlerimiz

http://www.kontrgerilla.com/mansetgoster.asp?haber_no=196    yazdır/print


 

Ergenekon sürecinde bulunan silahlar

Ergenekon soruşturması sürecinde ele geçen silahların miktarı devasa boyutlara varmaya başladı. Her tutuklama dalgasıyla birlikte ele geçen silah envanteri kabarıyor. Bu operasyonların süreceğini tahmin edip başladığımız bu canlı yayında ele geçen silahların envanterini burada derli toplu sergilemeye çalışacağız. Giderek genişleyen ve bu yönüyle İtalya´daki Gladio soruşturmasına gittikçe daha çok benzemeye başlayan Ergenekon soruşturması, bulunan silahlarla da İtalya´da bulunan silah depolarını anımsatıyor. Şurası çok açık, Savcı Öz ve arkadaşları, Ergenekon soruşturmasıyla kontrgerillacıları kuyruğundan da olsa gerçekten yakalamayı başarmış ve soruşturmanın seyri kontrgerillacıları daha da zora sokacak. Türkiye, büyük olaylara ve inşallah hayırlı değişimlere doludizgin gidiyor. Birileri de tüm güçleriyle bunu engellemeye çalışıyor, bu çok açık.

14.01.2009 13:33 Ergenekon soruşturması sürecinde ele geçen silahların miktarı devasa boyutlara varmaya başladı. Her tutuklama dalgasıyla birlikte ele geçen silah envanteri kabarıyor. Bu operasyonların süreceğini tahmin edip başladığımız bu canlı yayında ele geçen silahların envanterini burada derli toplu sergilemeye çalışacağız. Giderek genişleyen ve bu yönüyle İtalya´daki Gladio soruşturmasına gittikçe daha çok benzemeye başlayan Ergenekon soruşturması, bulunan silahlarla da İtalya´da bulunan yüzlerce silah deposunu anımsatmaya başladı. Şurası çok açık, Savcı Öz ve arkadaşları, Ergenekon soruşturmasıyla kontrgerillacıları kuyruğundan da olsa gerçekten yakalamayı başarmış ve soruşturmanın seyri kontrgerillacıları daha da zora sokacak. Türkiye, büyük olaylara ve inşallah hayırlı değişimlere doludizgin gidiyor. Birileri de tüm güçleriyle bunu engellemeye çalışıyor, bu çok açık.

ERGENEKON SORUŞTURMASINDA ŞİMDİYE KADAR ELE GEÇEN SİLAHLAR: (sürekli güncellenecektir)

01) 12 Haziran 2007: Ümraniye. Soruşturma Ümraniye´de bir gecekonduda, üzeri siyah naylonla örtülmüş ahşap bir sandıkta 27 adet savunma ve taarruz tipi el bombası, TNT kalıpları ve fünyeler ele geçirildi.

02) 26 Haziran 2007: Eskişehir. Emekli Binbaşı Fikret Emek´in Eskişehir´de ikamet ettiği annesine ait evde yapılan aramada 1 Kaleşnikof marka otomatik silah, 1 Kanas marka silah ve dürbünü, 1 adet 7,65 mm çapında Lama marka tabanca ve susturucusu ile 12 adet savunma ve taarruz tipi el bombası, çok sayıda askeri mühimmat ele geçirildi.

03) 14 Ağustos 2008: İstanbul. Üçüncü cephanelik haberi İstanbul´dan geldi. Emekli Tuğgeneral Veli Küçük´ün sağ kolu ve JİTEM´in kurucularından biri olarak bilinen emekli jandarma Albay Arif Doğan´ın Beykoz´daki işyerine düzenlenen operasyonda 2 Kaleşnikof ile bu silaha ait binden fazla mermi, çok sayıda tabanca, 10 adet el bombası bulundu.

04) 07 Ocak 2009: Sakarya. Muvazzaf Yarbay Mustafa Dönmez´in Sakarya´daki ikametinden 22 adet el bombası, 6 adet tabanca, 2100 adet Kaleşnikof mermisi, 8 adet Kaleşnikof şarjörü, 2 adet av tüfegi, 1 adet Mısır yapımı makineli tüfek, 3 adet el dürbünü (1´i Kanas dürbünü olabilir, 1´i sahra dürbünü), Bol miktarda çeşitli çaplarda mermi, 1 adet Somtel marka elektronik kalaylı taşıt tesisat kablosu (bomba imalatında kullanılabilen yaklaşık 15 metre civarında) Yaklaşık 30 cm çapında sarılı vaziyette bomba imalatında kullanılabilen alüminyum alaşımlı madeni tel, Muvazzaf Yarbay Mustafa Dönmez´ in Ankara´daki ikametinden 2 Adet Kaleşnikof marka uzun namlulu silah 4 Adet Tabanca ele geçirildi.

05) 07 Ocak 2009: Sivas. Son operasyonda Sivas´ta da 12 kişi gözaltına alındı. Ermeni cemaati liderine suikast hazırlığında oldukları öğrenilen zanlıların ev ve işyerlerinde yapılan aramalarda 2 adet el bombası ve 1 kalem silah ve çok sayıda tüfek bulundu.

06) 08 Ocak 2009: Yeditepe. Eski İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Bedrettin Dalan´ın mütevelli heyeti başkanı olduğu Yeditepe Üniversitesi´ndeki ofisinde arama yapıldı. Dalan´ın özel kasasında 8 adet tabanca ve bunlara ait 7 binden fazla mermi ele geçirildi.

07) 09 Ocak 2009: Gölbaşı. Eski Özel Harekat Dairesi Başkanvekili İbrahim Şahin´in evinde ele geçirilen kroki doğrultusunda Ankara´nın Gölbaşı ilçesinde kazı çalışmaları başladı. İki gün süren arama kazılarında 1 el bombası, iki dolu lav silahı ve çok sayıda Uzi mermisi bulundu.

08) 12 Ocak 2009: Sincan.Yarbay Mustafa Dönmez´in evindeki ajandasında yapılan incelemede tespit edilen krokiye istinaden Ankara Yenikent´te yapılan kazıda; 2 adet taarruz tipi el bombası 10 adet el bombası gövdesi 10 adet el bombası ateşleme mekanizması 12 adet tüfek bombası 18 adet parça dilim el bombası gövdesi 12 adet bubi tuzaklı bomba 12 adet bubi tuzaklı bombaya ait ateşleme mekanizması 9 adet göz yaşartıcı bomba 6 adet gösteri bombası 800 adet G3 mermisi ele geçirildi.

09) 18 Mart 2009: Şırnak´ın Cizre ilçesine bağlı Kuştepe köyünde yapılan ve 20 kemik parçasının bulunduğu Ergenekon kazısının ardından gözaltına alınan yedi kişiden ´Koçero´ kod adlı Cindi Acet Salucin´in Silopi´deki evinde çok sayıda silah ve bir adet el bombası bulundu.

10) 06 Nisan 2009: Ergenekon silahlı terör örgütü soruşturması kapsamında İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi kararıyla Gemlik Sanayi Bölgesi´ndeki bir villada yapılan baskında ´anti-tank roketi´ mühimmatı (roket mermisi) yanı sıra baskında bir adet ruhsatsız tabanca ile 50 adet mermi ele geçirildi.

11) 21-24 Nisan 2009: Ergenekon sanığı ve firari Bedrettin Dalan´ın sahibi olduğu İstek Vakfı´nın Beykoz Poyrazköy´deki arazisinde ihbar üzerine yapılan kazılarda toplam 22 adet lav silahı (15 dolu 7 boş), 14 adet el bombası, 24 adet el bombası fünyesi, 450 gram C-3 patlayıcı madde, 7 adet hakem bombası, 3 adet gösteri bombası, 5 adet bubi tuzağı, 2 adet kullanılmış bubi tuzağı, 23 adet işaret fişeği, 45 adet sis bombası, 15 adet aydınlatma fişeği, 30 metre uzunluğunda infilaklı fitil (Korteks), 38 metre uzunluğunda saniyeli fitil , 3017 adet çeşitli çaplarda fişek ve 1 adet siyah renkli kamuflaj kremi tüpü bulundu.

12) 13 Mayıs 2009: Bir ihbar üzerine Ergenekon soruşturması kapsamında İstanbul´da Reina gece klübüne yapılan baskında Reina´nın Güvenlik Müdürü eski SAT komandosu emekli astsubay Ergin Geldikaya eylem hazırlığı içerisindeyken yakalandı. Ergin Geldikaya ile birlikte Danıştay saldırısında binanın güvenliğini yöneten firmadan eğitim aldığı belirlenen Hakan A ve Aşkın L. ile iki kişi daha gözaltına alındı. Hakan A.´nın üzerinde Danıştay´a yapılan saldırının faili Alparslan Arslan´ın kartviziti çıktı. Geldikaya´nın evinde yapılan aramalarda 3 adet tüfek bombası, 1 adet el bombası, 1 adet el bombası fünyesi, 1 adet elektrikli tetikleyici, 13 cm infilak kapsülü, 10 gram patlayıcı madde, 3 adet tuzaklama tetiği, 2 adet ateşleyici, 2000 adet mermi, 50 adet eğitim fişeği, 1 adet havalı tabanca, 2 adet ruhsatlı tabanca ele geçirildi.

13) (?..)

ARAZİYE TERKEDİLEN VE ERGENEKON KAPSAMINDA OLUP OLMADIĞI ŞÜPHELİ SİLAH VE MÜHİMMAT:

(Burada listelenen cephaneler Ergenekon soruşturma ve operasyonlarıyla ilişkili olması muhtemel olanlardır. Herhangi bir terör örgütünün hücre evi veya başka mekanında bulunan cephanelere bu listede yer verilmemiştir. Bu cephaneler, Ergenekon bağlantısı tespit edildiğinde bu listeye eklenecektir. Ayrıca birkaç mermi gibi ufak miktarda bulunan cephane haberleri de bu listeye eklenmemektedir.)

01) 26 Aralık 2008: Kahramanmaraş´ın merkez ilçeye bağlı Hasancıklı köyü bölgesinde askerlerce arazide 26 Aralıkta 10 adet savunma tipi el bombası bulundu.

02) 13 Ocak 2009: Ankara´da bir alışveriş merkezi önünde poşet içinde 300 adet A-4, G-1, G-3 mermileri çıktı.

03) 14 Ocak 2009: Ankara´da İvedik´teki bir parkta poşet içinde 2 el bombası ve Or-An´da çeşitli tipteki silahlara ait 200 mermi bulundu.

04) 15 Ocak 2009: Aksaray Ereğlikapı´da Ergenekon isimli apartmanın önündeki bir poşet içinde 3 el bombası, 2 sis bombası, uzun namlulu silah mermileri bulundu. (04 Nisan 2009 tarihinde bu cephaneyi bırakan kişinin kimliği teşhis edildi ve yakalandı. Erzurum´da görevliyken 1997´de sözleşmesi feshedilen eski uzman çavuş G.M.K., içinde 3 el bombası ve 13 uzun namlulu mermi bulunan poşeti bıraktığı gerekçesiyle gözaltına alındı. Çavuş ifadesinde, Ergenekon soruşturması sürecinde çıkan cephanelikler üzerine paniğe kapılarak mühimmatı bıraktığını söyledi.)

05) 15 Ocak 2009: İstanbul Büyükçekmece´de 1 uçaksavar mermisi ve 15 G-3 mermisi bulundu.

06) 15 Ocak 2009: Konya´nın Tavşançalı beldesi yakınlarında, yolkenarında bir poşet içinde 9 mm çaplı 600 adet mermi bulundu.

07) 15 Ocak 2009: Ankara´da Altındağ´da, yol kenarına poşet içinde, Yarbay Dönmez´in evinde bulunan bombalarla aynı kafileden 13 el bombası bulundu.

08) 16 Ocak 2009: Ankara´da Etimesgut´ta Hava Kuvvetleri lojmanlarının arkasında 1 el bombası bulundu.

09) 16 Ocak 2009: Hatay´ın Reyhanlı İlçesi yakınlarında, Reyhanlı-Kumlu yolu kenarında 1 adet roketatar bulundu.

10) 16 Ocak 2009: İzmir´de 1 G-3 piyade tüfeği ile 5 adet kaleşnikof mermisi bulundu.

11) 16 Ocak 2009: Konya´nın Selçuklu ilçesi Özalkent Mahallesi´ndeki bir apartmanın kömürlüğünde apartman sakinlerinin ihbarıyla 3 adet el bombası bulundu.

12) 17 Ocak 2009: Mersin´in Silifke ilçesine bağlı Taşucu beldesi SEKA Limanı girişinde, poşet içinde 1 adet el bombası bulundu.

13) 19 Ocak 2009: Balıkesir´de, boş bir arsada poşet içinde 166 adet kalaşnikof, 2 adet G3, 2 adet M16 ve 1 adet Kanas silahına ait olmak üzere toplam 171 adet mermi bulundu.

14) 20 Ocak 2009: Ankara´nın Elmadağ ilçesine bağlı Hasanoğlan beldesi yakınlarında yol kenarına bir gazete içinde bırakılmış muhtelif çapta yaklaşık 70 adet tabanca mermisi bulundu.

15) 20 Ocak 2009: İstanbul Sirkeci´de bir poşet içinde yol kenarına atılmış dört adet el bombası bulundu.

16) 26 Ocak 2009: İzmir´in Buca ilçesinde çöp bidonlarına atılmış halde 2 uçaksavar mermisi, 703 M-16 mermisi, 26 G-3 mermisi, 15 kaleşnikof mermisi, toplam 746 mermi bulundu.

17) 27 Ocak 2009: İzmir´de çöp bidonlarına atılmış vaziyette 16´sı Buca, 178´i Narlıdere´de olmak üzere kaleşnikof, G-3 ve tabancalara ait toplam 194 mermi bulundu.

18) 28 Ocak 2009: Ankara Batıkent Anıt İş Merkezi karşısındaki arazide, 7 el bombası, 3 tüfek bombası, 10 Lancaster bombası, 15 kutu M-16 mermisi bulundu. Bir başka ihbar üzerine Batıkent Ergazi Mahallesi 1. Cadde´deki arazide de 461 adet Kaleşnikof mermisi bulundu. İstanbul Sultangazi Mahallesi baraj yolunda bir çoban tarafından 800 M-16 mermisi bulundu.

19) 29 Ocak 2009: Eskişehir´de boş bir arazide, 49 adet G-3 mermisi,İzmir´de Balçova´da da, bir çöp bidonunun yanında 23 adet Biksi makineli tüfek mermisi bulundu.

20) 30 Ocak 2009: Ankara Keçiören Şenyuva´da bir poşet içerisinde 600 adet M-16 mermisi bulundu.

21) 01 Şubat 2009: Aksaray´da sokakta oynayan çocuklar tarafından askeri matara kılıfına sarılmış şekilde 1 adet el bombası bulundu.

22) 03 Şubat 2009: İstanbul Beykoz´da vatandaşların ihbarı sonucu ormanlık alanda toprağa gömülmüş 27 adet 500´er gramlık TNT kalıbı (toplam 13,5 kg) ve 100 gram C4 patlayıcı bulundu.

23) 04 Şubat 2009: Manisa kent çöplüğünde bir poşet içinde 11´i uçaksavar, 22´si ise G-3 piyade, kaleşnikof ve biksi otomatik tüfeklere ait olmak üzere 33 adet mermi, Denizli´de Orman Bölge Müdürlüğü´nün bahçesinde ise, bir poşet içinde 9 milimetre çaplı 18 adet tabanca mermisi ile başka bir mevkide de 1 adet uçaksavar mermisi bulundu.

24) 05 Şubat 2009: Tokat´ta bir çöp bidonunda 291 kaleşnikof mermisi, Erzincan´da ise boş arazide patlamamış bir havan mermisi, Ankara Yenimahalle Korukent´te bir poşet içinde yaklaşık 100 adet kaleşnikof mermisi ile değişik çapta 50 adet tabanca fişeği bulundu.

25) 07 Şubat 2009: Mersin Limanı Çamlıbel Balıkçı Barınağı´nda deniz içinde 49 G-3 mermisi, 33 Kaleşnikof mermisi, 3 M-16 mermisi ve 1 uçaksavar mermisi bulundu.

26) 09 Şubat 2009: Konya Selçuklu´da, yol kenarına bir poşet içinde 10´u kaleşnikof´a ait muhtelif çapta toplam 20 mermi bulundu.

27) 16 Şubat 2009: Ankara Bilkent´te bir benzin istasyonu yakınındaki çöp bidonu yanında 1 adet el bombası bulundu.

28) 17 Şubat 2009: Hatay´ın Kırıkhan ilçesinde bir sulama kanalının yanına gömülü halde 7,5 kg A4 patlayıcı ve elektrik fünyeleri bulundu.

29) 17 Şubat 2009: Antalya´nın Manavgat İlçesi´nde jandarmanın ihbar üzerine Sorgun Ormanı´nda yaptığı kazıda 80 kg TNT, 31 kg A4, 100 gram C4, 3 kg esrar bulundu.

30) 26 Şubat 2009: Bingöl´de kent merkezinde bir kahvehane önündeki çöp tenekesinin yanında 1 adet el bombası bulundu.

31) 03 Mart 2009: İstanbul Maltepe Küçükyalı sahilinde kayalıklar arasında belediyenin temizlik görevlileri tarafından 88 adet 9 milimetre çaplı mermiler bulundu.

32) 07 Mart 2009: Konya-Beyşehir kara yolunda yol kenarında bir poşet içinde, 2 adet fünyeleri alınmış el bombası, 9 uçaksavar mermisi ve bir adet bomba atar mermisi bulundu.

33) 18 Mart 2009: İstanbul Yenikapı´da suyun altında 2 tane Bixi ağır makineli tüfek bulundu.

34) 23 Mart 2009: Sakarya´nın Akyazı ilçesinde bir çöplükte çuval içerisinde, 82 kaleşnikof mermisi, 2 G-3 piyade tüfeği şarjörü, 35 adet 12mm av tüfeği fişeği, 6 adet değişik çapta mermi çekirdeği bulundu.

35) 26 Mart 2009: Van´ın Başkale ilçesinde bir duvar dibindeki poşet içerisinde 3 adet el bombası bulundu.

36) 27 Mart 2009: Ankara Bahçelievler semtindeki Cumhurbaşkanlığı ve Başbakanlık Muhabirleri Derneği binasında faaliyet gösteren Basın Polikliniği´nde kasadan 4000 TL çalan hırsızlar tarafından bırakılmış MKE yapımı taarruz tipi bir el bombası, suikast amaçlı kullanılan bir kalem tabanca ile 9 mm çaplı 25 adet mermi bulundu.

37) 03 Nisan 2009: Konya´nın Sarayönü ilçesinde bir köprü altında poşet içinde çeşitli silahlara ait, 18 adet bixi mermisi, 12 adet M-1 mermisi, 14 adet G-3 mermisi, 227 adet Kaleşnikof mermisi, 2 adet uçaksavar mermisi, 8 adet M-16 mermisi olmak üzere toplam 281 adet mermi ve 3 adet Kaleşnikof şarjörü bulundu.

38) 04 Nisan 2009: Ağrı´nın Doğubayazıt ilçesinde Büyük Ağrı caddesinde şüpheli bir paket içinde 2 şarjörde 40 adet G-3 piyade tüfeği mermisi, 12 uçaksavar mermisi ve kimliği belirlenemeyen bir astsubayın fotoğrafı bulundu.

39) 05 Nisan 2009: İzmir şehirlerarası otobüs terminalinde bir poşet içinde 70 tabanca mermisi ile çöplüğe atılmış lav silahı namlusu bulundu.

40) 10 Nisan 2009: İstanbul Bayrampaşa´da bir poşet içinde 15 adet G-3 mermisi bulundu.

41) 12 Nisan 2009: Malatya´da Sivas karayolu Tepeköy mevkii Şahnahan sulama kanalında bir kutu içinde 14 el bombası ve 1 sis bombası bulundu.

42) 12 Nisan 2009: Trabzon´da Boztepe mahallesinde bir çanta içinde 4 tane el bombası bulundu. (15 Nisan 2009 tarihinde bu bombaları bırakan kişinin kimliği teşhis edildi ve yakalandı. Eski jandarma uzman çavuş E.S. Erzurum Cumhuriyet savcılığı tarafından sorgusunun tamamlanmasının ardından mahkemece tutuklanarak, Erzurum Kapalı Cezaevine kondu.)

43) 13 Nisan 2009: Hatay Antakya´da Haraparası Mahallesi´nde, eski tabakhanelerin bulunduğu kesimde, Asi Nehri istinat duvarı yakınında bir el bombası bulundu.

44) 13 Nisan 2009: Çanakkale´nin Bayramiç ilçesinde, bir tarlada 40 mm çaplı 2 adet bomba atar mermisi bulundu.

45) 14 Nisan 2009: Konya´da bir mezarlıkta poşet içinde, 19 av tüfeği mermisi, 2 G-3 mermisi, 3 de 9 mm tabanca mermisi olmak üzere toplam 24 mermi bulundu.

46) 22 Nisan 2009: Sivas-Erzincan karayolunun kenarında Hafik ilçesine yaklaşık 5 kilometre uzaklıktaki Yarhisar köyü yakınlarında 5 adet el bombası bulundu.

47) 23 Nisan 2009: Diyarbakır merkeze bağlı Doğuçanakçı köyü ilköğretim okulunun çatısında özel bölmelere gizlenmiş iki Kaleşnikof tüfek, bir el bombası, bir tabanca, bu silahlara ait mermiler ve muhtelif askeri malzeme bulundu.

48) 23 Nisan 2009: İzmir Çiğli´deki bir apartman dairesinde 2 el bombası ve 171 adet 9 mm mermi bulundu. Mühimmatı bırakan eski kiracı emekli özel harekat polisi A.G. ve aynı evde kalan arkadaşı C.G.´yi gözaltına alan polis, zanlıların Ergenekon örgütü ile bağlantısının olup olmadığını araştırıyor.

49) 25 Nisan 2009: Tekirdağ Kapalı Cezaevi önündeki deniz kıyısında sayısı hakkında bilgi verilmeyen MG-3 mermileri bulundu.

50) 02 Mayıs 2009: İstanbul Ümraniye´de inşaat halindeki bir binada iki adet el bombası bulundu.

51) 04 Mayıs 2009: Bingöl´de şüpheli bir poşet içerisinde 70 adet G-3 piyade tüfeği mermisi bulundu.

52) 08 Mayıs 2009: İstanbul Eyüp Sultan Mezarlığı´nda bir poşet içerisinde iki adet dolu tabanca bulundu.

53) 10 Mayıs 2009: İstanbul Beykoz Çubuklu sahili açıklarında deniz içinde poşetler içinde 2 adet içi boş el bombası, uzun namlulu silah parçaları ve şarjörler, binin üzerinde çeşitli çapta uzun namlulu silah mermisi, 8 adet aydınlatma fişeği, iki adet plastik patlayıcı kalıbı, fünye, sis bombaları, bomba yapımında kullanan düzenek ve malzemeler bulundu.

54) 12 Mayıs 2009: Mersin´de derede menfez çalışması yapan işçiler toprak altında poşet içinde bir tabanca, şarjör ve çeşitli çaplarda 21 mermi buldu.

55) 12 Mayıs 2009: İstanbul Üsküdar Vaniköy sahilinde balık tutan bir kişinin oltasına bir el bombası takıldı.

56) 21 Mayıs 2009: İzmir´in Buca ilçesinde bir apartmanın duvarının yanında bir poşet içinde fünyeleri takılı ve kullanıma hazır üç adet savunma tipi el bombası bulundu.

57) 26 Mayıs 2009: Ordu´nun Perşembe ilçesi Karadere yöresinde dere yatağına atılmış bir poşet içinde HK-23 makineli tüfeğe ait 156 dolu mermi ve 12 boş kovan bulundu.

58) 29 Mayıs 2009: Ankara Abidinpaşa İlköğretim Okulu´nun bahçesinde öğrenciler tarafından bir el bombası bulundu.

59) 01 Haziran 2009: Osmaniye Hemite Köyü´nde, Ceyhan Nehri üzerindeki köprünün altında 3´ü dolu 9 havan topu mermisi ile 1 adet boş top mermisi bulundu.

60) 14 Haziran 2009: İstanbul Yeniköy açıklarında denize giren bir vatandaşın ihbarıyla denizde bir çuval içinde yaklaşık 200 adet G-3 piyade tüfeği mermisi bulundu.

61) 14 Haziran 2009: Ordu´nun Akkuş İlçesi´nde yapılan bir ihbarı değerlendiren jandarma, boş arazide toprağa gömülmüş pimi çekilmemiş bir adet el bombası buldu.

62) 16 Haziran 2009: İstanbul Maltepe´de, duvar dibine bırakılan molozların arasında suikast silahı olarak bilinen bir adet Kanas uzun menzilli tüfek ile yaklaşık 70 adet mermi bulundu.

63) 19 Haziran 2009: İzmir Mustafa Kemal Sahil Bulvarı´nda balıkçıların ihbarıyla, denizde 650 adet M-16 tüfek mermisi bulundu.

64) 26 Haziran 2009: İstanbul Güngören Güneştepe Mezarlığı´nda bir mezara mermer taş dikmek için mermer ustası tarafından yapılan kazım işlemi sırasında bir poşet içinde 1700 adet özel bir silahta kullanılacak türden el yapımı 9 mm mermi bulundu.

65) 01 Temmuz 2009: Bursa´nın Gemlik ilçesinde suların çekilmesi sonucu dere içinde değişik çap ve ebatlarda toplam 263 adet tabanca mermisi bulundu.

66) 23 Temmuz 2009: İstanbul Üsküdar Salacak´ta deniz içinde 1 adet dolu lav silahı, 1 adet bixi mermisi ve bir miktar içeriği açıklanmayan mühimmat bulundu.

67) 25 Temmuz 2009: İstanbul Beykoz Anadolu Kavağı´nda denizde suikast silahlarında kullanılan 22 kalibrelik mermilerin de bulunduğu M-16 mermisi, Colt tabanca mermisi olmak üzere toplam 250 mermi ile bir tüfek bombası bulundu.

68) 26 Temmuz 2009: Bursa Gemlik´te deniz içinde bir el bombası bulundu.

69) 27 Temmuz 2009: İstanbul Beyoğlu´nda ihbar üzerine boş bir binada poşete sarılı ve kullanıma hazır, dürbün ve mermi içeren keskin nişancı tüfeği bulundu.

70) 28 Temmuz 2009: Hatay´ın Kırıkhan ilçesinde bir köprü altında, vatandaşların ihbarı üzerine bir adet el bombası bulundu.

71) 30 Temmuz 2009: Hatay´ın merkezinden geçen Asi Nehri´nde 8 el bombası, 1 fünye ve 1 adet G-3 tüfeğine ait boş şarjör bulundu. (Valilikçe daha sonra yapılan açıklamada, incelemeler sonucu bombaların iki yıl önce nehre atıldığının belirlendiği belirtildi.)

72) 02 Ağustos 2009: Samsun´da Derbent yöresinde avlanan bir kıyı balıkçısının ağına bir adet savunma tipi el bombası takıldı.

73) 03 Ağustos 2009: Van´da Şabaniye Mahallesi´nde ihbar üzerine bir bahçe içerisinde 1 adet patlamamış el bombası bulundu.

74) 12 Ağustos 2009: İstanbul Başakşehir´e bağlı Hoşdere Yolu üzerinde 2 adet el bombası bulundu.

75) 28 Ağustos 2009: Samsun´un Kavak ilçesindeki bir derede 3 adet el bombası bulundu.

76) 01 Eylül 2009: Mersin´de Okan Merzeci Bulvarı Yumuktepe yanındaki çocukların sürekli oyun oynadığı alanda çocuklar tarafından pimi çekilmemiş bir el bombası bulundu.

77) 01 Eylül 2009: Trabzon´un Maçka ilçesinde bir vatandaş tarafından poşet içinde MKE yapımı 3 adet uçaksavar mermisi, 1 adet G-3 piyade tüfeği mermisi, 2 adet Bixi marka otomatik silah mermisi ve 4 adet Kaleşnikof tüfeği mermisi ile 3 adet mermi çekirdeği bulundu.

78) 06 Eylül 2009: Kahramanmaraş´ın merkeze bağlı Döngel Köyü´nde bir vatandaşın haber vermesiyle arazide üstü örtülü şekilde 15 adet el bombası, 7 adet lav silahı, bir adet de sis bombası bulundu. 26 Aralık 2008 tarihinde askerlerce bölücü terör örgütüne karşı rutin arazi arama taramasında bulunduğu bildirilen Kahramanmaraş´ın Hasancıklı köyünde bulunan 10 adet el bombasının da bu olayla ilgili olduğu iddia ediliyor.

79) 14 Eylül 2009: İstanbul Başakşehir 2. Etap sitesinde bir çöp poşeti içinde şarjörü olmayan suikast silahı Uzi makineli tabanca bulundu.

80) 15 Eylül 2009: Bilecik´te merkeze bağlı Kurtköy sulama barajında balık avlayan bir kişinin ihbarıyla, göletteki suların çekildiği bölgede birer adet havan mühimmatı, lav silahı ve ses bombası bulundu.

81) 17 Eylül 2009: Sivas´ın Koyulhisar ilçesinde bir iş yerinde unutulan veya terkedilen poşette 31 adet M-1 piyade tüfeği mermisi bulundu.

82) 23 Eylül 2009: Kütahya´nın Simav ilçesinde boş arazide bir vatandaşın ihbarıyla bez parçasına sarılı paslanmış ve kullanıma hazır taarruz tipi bir el bombası bulundu.

83) 05 Ekim 2009: İstanbul Maltepe Zümrütevler Mahallesi´nde bulunan bir göletin suyunun çekilmesi üzerine balık tutmaya gelen vatandaşlar tarafından bir el bombası bulundu.

84) 05 Ekim 2009: Trabzon´un Of ilçesine bağlı Eskipazar beldesindeki katı atık ve çöp aktarma istasyonunda, Sürmene Belediyesine ait kamyondaki çöplerin aktarıldığı sırada 8 adet dinamit lokumu bulundu.

85) 09 Ekim 2009: Şanlıurfa´nın Siverek ilçesinde, polis ekibinden kaçan otomobilden atılan torbada 200 adet kaleşnikof mermisi bulundu. Otomobilin sürücü gözaltına alınırken, otomobilde bulunan ve kaçan bir kişinin yakalanması için de çalışma başlatıldı.

86) 14 Ekim 2009: Adana´da, Atakent Mahallesi´ndeki boş bir arsada yakılarak imha edilmek istendiği belirtilen uzun namlulu silahlara ait 29 kovan, 2 fişek ile 10 mermi çekirdeği bulundu.

87) 19 Ekim 2009: Yalova´nın Çınarcık ilçesinde,köylülerin ihbarı üzerine jandarma tarafından yapılan kazıda 400 metrekare büyüklüğünde bir silah deposu ortaya çıkarıldı. Yapılan sayımda depoda, 1 adet Mat marka 1949 yapımı makineli tabanca, bu tabancaya ait şarjör, 10 adet MKE yapımı kafile savunma tipi el bombası, 10 adet savunma tipi el bombası tapası, 1400 kaleşnikof mermisi, 19 G-3 mermisi, 20 adet 7.9 milimetre mermi, 167 bixi mermisi, 68 adet 9 milimetre mermi, 13 kaleşnikof şarjörü, 17 kitap, 1 adet 50x70 santimetre ebadında siyah zemin üzerine beyaz işlemeli Arapça yazılı bez kumaş, 137 kaleşnikof tüfek hücum yeleği, 68 G-3 tüfek hücum yeleği, 166 kamuflaj pantolonu, 58 takım kamuflaj elbisesi, 48 eldiven, 110 matara kılıfı, 5 uyku tulumu, 111 palaska, 2 avcı bıçağı, 1 kama, 4 el dürbünü, 1 radyo, 45 el feneri, 600 atlet, 35 adet 20, 30 ve 50 kilogramlık bidon, 51 su matarası, 4 gaz lambası, yüzlerce iç çamaşırı, 3 adet eski tip haki yeşil askeri üst elbisesi, 1 takım eski tip haki yeşil askeri elbise, 4 adet bayan iç çamaşırı, 22 çift bot, 2 adet askeri parka, 110 adet haki yeşil mendil, bol miktarda yiyecek ve yaşam malzemesi bulunduğu tespit edildi. Jandarma ekiplerinin, bu sığınaktan önce 500 metre batısında 12 Ekim´de bir sığınak daha buldukları öğrenildi. Jandarma ekiplerinin civarda başka bir sığınak olabileceği olasılığına karşılık geniş bir arazi kesiminde aramalarını sürdürdüğü bildirildi.

88) 23 Ekim 2009: İstanbul Üsküdar Kuleli sahilinde, deniz kenarındaki bir incir ağacının altında ve poşet içerisinde 40´a yakın uzun namlulu silah mermisi bulundu.

89) 26 Ekim 2009: Niğde´de Bor yolundaki Kent Ormanı yakınlarındaki Akkaya Barajı´nın kıyısında bir adet patlamamış savunma tipi el bombası bulundu.

90) 28 Ekim 2009: İstanbul Gaziosmanpaşa´da bir evde bavul içinde iki kaleşnikof tüfek, 4 el bombası ve yüzlerce mermi bulundu.

91) 28 Ekim 2009: Erzincan merkeze 15 kilometre uzaklıkta bulunan Çatalarmut köyü mevkiinde bulunan Göyne Barajı´nda, baraj gölü su seviyesinin düşmesi sonucunda göle atılmış 15 el bombası, 4 bombaatar, aydınlatma fişekleri ve yaklaşık 300 kaleşnikof ile M-16 mermileri bulundu. Güvenlik güçlerince baraj gölünde devam ettirilen arama çalışmalarında ertesi gün 1 el bombası daha bulundu.

92) 28 Ekim 2009: Kütahya´nın Altıntaş ilçesinde bir evin bahçesinde bulunan patlamamış bir adet el bombası bulundu.

93) 17 Kasım 2009: Gaziantep´in Nizip ilçesinde bir tarlada taarruz tipi bir adet el bombası bulundu.

94) 24 Kasım 2009: Denizli´de ihbar üzerine Zübeyde Hanım Caddesi Demokrasi Meydanı civarında çöplerin içinde bir poşet içerisine sarılı vaziyette 2 el bombası ve 45 adet mermi bulundu.

95) 04 Aralık 2009: Gaziantep´in Nizip ilçesinde bir zeytin bahçesinde toprağa gömülü vaziyette 2 TNT kalıbı ve 2 fünye bulundu.

96) 16 Aralık 2009: Van´da Kevenli köyü yolunda oynayan çocuklar, arazide çalılar arasında 3 poşet buldu. İncelemede poşetlerin içinde tümü MKE yapımı olan 4 adet el bombası, 300 adet G-3 piyade tüfeğine ait mermi ile uçaksavar ve Bixi marka silahlara ait çok sayıda mermi ve G-3 piyade tüfeğine ait 4 boş şarjör bulundu.

97) 10 Ocak 2010: Kilis´te Molla Hamit Mahallesi Havuzlubahçe Sokağı´ndaki kullanılmayan yüzme havuzunun bahçesinde, çuval içerisinde 10 el bombası ve 9 fünye bulundu. Polisin bahçede kazı yapacağı öğrenildi.

98) 12 Ocak 2010: Zonguldak´ta, İnağzı Mahallesi´ndeki hemzemin geçit sahil yolu üzerindeki fındıklıkta bir kutu içinde içi boşaltılmış 2 el bombası, 27 adet G3, 5 adet M-16, 2 biksi ve birer eğitim, kalaşnikof ve kanas, 2 adet tabanca mermisinin yanı sıra 1 adet lav silahı kabağı, 1 adet G3 kabza kapağı ve 2 adet ateşleme iğnesi gibi bazı silahlara ait parçalar bulundu.

Abdullah Harun

(14 Ocak 2009, 13:33)

HABERLE BAĞLANTILI OLABİLECEK LİNKLER:
Bu bölüm araştırmacılara yardımcı olmak için konulmuştur. Zaman içerisinde geçersiz hale gelen ya da yanlış linkler olabilmekte, farkedildikçe düzeltilmeye çalışılmaktadır.

Listenin tamamını görmek için tıklayın

http://www.kontrgerilla.com/mansetgoster.asp?haber_no=188    yazdır/print


 

Demokrasiye düşen gölge kalkıyor

Ergenekon davası ve soruşturmasının gidişi, savcıların ve bu konuyu araştıranların hayal gücünün ötesine geçmeye başladı. Asit kuyularını kimse hayal etmiyordu.

14.01.2009 13:27 Ergenekon Davası´yla demokrasinin üzerindeki gölge kalkıyor. Dava ve soruşturmanın gidişi, savcıların ve bu konuyu araştıranların hayal gücünün ötesine geçmeye başladı. Asit kuyularını kimse hayal etmiyordu.

Bu kadar cephaneliğin çıkacağını da kimse düşünmemişti. Ergenekon terör örgütü soruşturması kapsamında 7 Ocak´ta gerçekleşen gözaltılar, 3 ayrı cephaneliğin ortaya çıkmasını sağladı. Eski Özel Harekat Dairesi Başkan Vekili İbrahim Şahin´in şifreli bilgisayarından çıkan krokiler üzerine Gölbaşı´nda lav silahları ve bombalar ele geçirildi. Ardından Yarbay Mustafa Dönmez´in Sapanca´daki evinde 22 el bombası bulundu. Dönmez´in evinden çıkan krokiler üzerine Başkent yeniden kazılmaya başlandı. Ve önceki gece Sincan Yenikent´teki metruk binanın bahçesinden bir orduyu donatmaya yetecek miktarda cephane çıktı.

Ergenekon davasının sadece bir çete veya organize suç meselesi olmadığı ortaya çıkmıştır

CEVAT ÖNEŞ (eski MİT Müsteşar Yardımcısı): Uzmanlar yaşanan gelişmelerin ´devletin şeffaflaşması´ açısından büyük önem taşıdığını belirtiyor. Ergenekon davasının sadece bir çete veya organize suç meselesi olmadığının ortaya çıktığını belirten eski MİT Müsteşar Yardımcısı Cevat Öneş, Bir meşru iktidarı hukuki olmayan yollardan değiştirme arayışları gibi ciddi iddialar var. Çünkü demokrasinin kesintiye uğraması Türkiye´mizin gelişimini senelerce geriye götüren, halkı yoksullaştıran, baskıcı unsurları ortaya çıkaran bir olaydır. Yargı sürecine hiçbir kesimin baskı yapmaması gerekir. Yargının bu olayı çok rahat bir şekilde götürmesi gerekir. dedi.

50 yılın pisliğini temizliyorsanız bu geçiş tabii ki sancılı olacak

SEDAT LAÇİNER (Uluslararası Araştırmalar Kurumu (USAK) Başkanı): Uluslararası Araştırmalar Kurumu (USAK) Başkanı Doç. Dr. Sedat Laçiner de, 1960 darbesinden bu yana askerin içinde çeteleşme, suç ve cinayet şebekeleri oluştuğunu ileri sürdü. Ordunun bu yapıyı temizlemesi gerektiğini belirten Laçiner, şöyle konuştu: Kol kırılır, yen içinde kalır mantığı bizi bugünlere getirdi. 50 yılın pisliğini temizliyorsanız, bu geçiş tabii ki sancılı olacak. Türkiye´de anayasa yapmak, sadece darbecilerin tekelinde. Şu anda Ergenekon davası, darbe yapmış insanların yasalarıyla görülüyor. İçeride olanlar çok ünlü insanlar. Belki bir o kadar daha tutuklanacak. Çünkü darbeler ünlü, güçlü insanlar tarafından yapılır. Sokaktaki insan mı darbe yapacak? O halde, bu ismi neden gözaltına aldınız, tutukladınız iddiaları çok saçma. Gerçek, savcıların ve bu konuyu araştıranların hayal gücünün ötesine geçmeye başladı. Asit kuyularını kimsenin hayal ettiğini sanmıyorum. Bu kadar cephaneliğin çıkacağını da kimse düşünmemişti.

Türkiye, Gladio kalıntısı çeteleri temizledikçe gelişecek

MEHMET ALTAN (Gazeteci, Star): Gazeteci Mehmet Altan ise Türkiye´nin çok geç kaldığı bir işi yaptığını, Gladio´yu temizlediğini vurguluyor. Bugüne kadar kendi başına buyruk çeteler ve illegalitenin ülkede cirit attığını dile getiren Altan, Bu, Gladio kalıntısı üzerinde gelişen bir cinayet. Ölüm makinesi sürekli toplumsal kaosu dinamitleyecek huzursuzluğun kaynağı gibi görünüyor. Türkiye kendi içindeki ölüm makinesini temizlediği için olumlu yöne doğru gidiyor. Bu temizliğin sonuçlanması için hükümetin AB sürecini de hızlandırması gerekir. İstanbul, Zaman

Genelkurmay, YARSAV Başkanı ve CHP´den daha özenli

AVNİ ÖZGÜREL (Gazeteci, Radikal): Genelkurmay bu soruşturmaya engel olmamaya çalışıyor. Kirli bir yapılanma olduğu kesin. Ama ben Genelkurmay´ın; YARSAV´dan, CHP´den ve birtakım sivil unsurlardan daha hassas olduğu kanaatindeyim. Bir rahatsızlık duyduklarında meşru zeminde kalarak, bunu Başbakan´a ya da cumhurbaşkanına ifade edebiliyorlar.

Yeraltından çıkanları anlamak için Türkiye´nin son 30 yılına bakın

ALPER GÖRMÜŞ (Gazeteci, Taraf): Türkiye iyi bir noktaya gidiyor. Yıllardır özlediğimiz buydu. Yeraltından çıkan malzemeleri anlamak için Türkiye´nin son 30 yılda yaşadıklarına bakmak yeterli. Davayı engellemeye yönelik kişisel ve kurumsal faaliyetler de var. Geldiğimiz noktada bunların etkili olması durumunda, bunu sağlayan kişi ve kurumlar şaibe ve vebal altında kalır.

(14 Ocak 2009, 13:27)

http://www.kontrgerilla.com/mansetgoster.asp?haber_no=186    yazdır/print


 

Yarbayın bombaları Ümraniye ile aynı

Ergenekon soruşturmasında peş peşe ortaya çıkarılan cephanelikler, terör örgütünün ilişkilerini gözler önüne serdi. Kara Kuvvetleri Komutanlığı´nda görevli Yarbay Mustafa Dönmez´in Sapanca´daki evinde ele geçirilen 22 el bombasıyla Ümraniye bombalarının aynı kafile numarasını taşıdığı tespit edildi.

14.01.2009 13:24 Ergenekon soruşturmasında peş peşe ortaya çıkarılan cephanelikler, terör örgütünün ilişkilerini gözler önüne serdi. Kara Kuvvetleri Komutanlığı´nda görevli Yarbay Mustafa Dönmez´in Sapanca´daki evinde ele geçirilen 22 el bombasıyla Ümraniye bombalarının aynı kafile numarasını taşıdığı tespit edildi.

Bu gelişmeyi soruşturma açısından çok önemli bulan uzmanlar, elde edilen bilginin araştırma yapanları aynı adrese götüreceğine işaret ediyor. 12 Haziran 2007 tarihinde İstanbul Ümraniye´deki bir gecekonduda ele geçirilen 27 el bombası Ergenekon soruşturmasının başlamasına yol açmıştı. Ergenekon kapsamında geçtiğimiz hafta gerçekleşen son operasyon, soruşturmayı yeni bir aşamaya taşıdı. Eski Özel Harekat Daire Başkan Vekili İbrahim Şahin´in krokilerinden yola çıkan Emniyet, önce Ankara Gölbaşı´nda iki lav silahı, bir el bombası, patlayıcılar ve çok sayıda Uzi mermisine ulaştı. Yarbay Dönmez´in evinde bulunan kroki üzerine Başkent´te yeni kazılar yapıldı. Sincan Yenikent´teki metruk bir binanın bahçesinden 30 el bombası, 9 sis bombası ve 800 mermi çıktı. Kazılar, krokide işaretli ikinci noktada dün de devam etti.

Kafile numarası ne demek?

Yarbay Dönmez´in Sapanca´daki evinde bulunan 22 el bombasıyla, Ümraniye´deki bombaların kafile numaralarının örtüştüğü ortaya çıktı. Uzmanlar, bu durumun soruşturmayı yürütenleri aynı adrese götüreceğini belirtiyor. Kafile numarası, bombaların aynı ülkede, aynı yıl ve aynı grupta üretildiğini gösteriyor.

(14 Ocak 2009, 13:24)

HABERLE BAĞLANTILI OLABİLECEK LİNKLER:
Bu bölüm araştırmacılara yardımcı olmak için konulmuştur. Zaman içerisinde geçersiz hale gelen ya da yanlış linkler olabilmekte, farkedildikçe düzeltilmeye çalışılmaktadır.

Yarbay Mustafa Dönmez manşetlerimiz

Yarbay Dönmez´in adının geçtiği tüm manşetlerimiz

http://www.kontrgerilla.com/mansetgoster.asp?haber_no=185    yazdır/print


 

Flaş!!! Yarbayın evinden silah fışkırıyor

Ergenekon soruşturması kapsamında firari Yarbay Mustafa Dönmez´in Ankara Sincan Yenikent´teki evinin yakınındaki bir bahçede yapılan kazılar sonuç verdi. Çuvallar içinde 10 kg plastik patlayıcı, 10 mayın, çok sayıda el bombası, Biksi ve G3 mermileri, aydınlatma ve sis bombaları bulundu. Yenikent mezarlığında ise ceset aranıyor.

12.01.2009 19:14 Ergenekon soruşturması kapsamında firari Yarbay Mustafa Dönmez´in Ankara Sincan Yenikent´teki evinin yakınındaki bir bahçede yapılan kazılar sonuç verdi. Çuvallar içinde 10 kg plastik patlayıcı, 14 mayın, çok sayıda el bombası, Biksi ve G3 mermileri, aydınlatma ve sis bombaları bulundu. Yenikent mezarlığında ise ceset aranıyor.

Ergenekon soruşturması kapsamında firari Yarbay Mustafa Dönmez´in Ankara Sincan Yenikent´teki evinde arama yapılıyor. Bunun yanında Yenikent mezarlığında kazı çalışmaları devam ediyor. Muvazzaf Yarbay Mustafa Dönmez´in Sakarya´nın Sapanca ilçesindeki yazlık evinde polisin yaptığı aramada 22 el bombası, 5 adet tabanca, 1 adet kaleşnikof tüfek, binlerce mermi ile askeri malzemeler ele geçirilmişti. Operasyonlardan sonra Yarbay Mustafa Dönmez ortadan kayboldu. Yarbay Dönmez´in nasıl firar ettiği ve şu an nerede olduğu konusu ise açıklık kazanmadı.

Diğer taraftan Ergenekon soruşturması kapsamında yeni bir kroki ele geçirildiği belirtiliyor. Ankara Sincan´daki kazıya Cinayet Büro ekipleri de katılıyor.

18:33: Polis, Zir Vadisi´ndeki kazı çalışması için aydınlatma bekliyor

Ergenekon soruşturması kapsamında Yenikent´te başlatılacak kazı çalışmasına ´gece karanlığı´ mani oldu. Emniyet güçleri bölgenin aydınlatılması için büyük projektör bekliyor. Kazı çalışmasının Yenikent Zir Vadisi´nde bulunan Türk-Ermeni mezarlığı bitişiğindeki harabede ve yakınındaki ağaçın yanında yapılması bekleniyor. Zir Vadisi´nde kalan bölgenin eskiden Yenikent´i Polatlı´ya bağlayan Zir yolu üzerinde bulunduğu bildirildi.

Arama yapılan yere giden yol üzerinde önlem alan polisler basın mensuplarının bölgeye girişini engelledi. Bölgede gerekli önlemler alındıktan sonra basın mensuplarına izin verilebileceği belirtildi.

18:20: PROJEKTÖR YARDIMIYLA KAZI YAPILIYOR

Emniyet ekipleri ellerinde projektör ve kazma ile kazı alanına geldiler. Şu ana kadar iş makinaları alana gelmedi. İhtiyaç olması halinde iş makinası getirilecek. Mezarlığın yanında yer alan ve atıl halde olan ve yerleşim merkezlerine uzak olan evde güvenlik çemberi oluşturuldu. Polis ekipleri gazetecileri kazı bölgesinden uzaklaştırıyor. Kazı alanı mezarlığın hemen yanındaki atıl durumda olan bir evin bahçesi.

18:25: FİRARİ YARBAY DÖNMEZ TESLİM OLDU

Ergenekon Operasyonu kapsamında aranan ve evinde çok sayıda bomba ve mühimmat bulunan Yarbay Dönmez teslim oldu. Ergenekon Operasyonunun 10. dalgası kapsamında aranan ve evinde çok sayıda bomba ve mühimmat bulunan Yarbay Dönmez teslim oldu. Ergenekon operasyonunda aranırken firar eden Yarbay Mustafa Dönmez, askeri yetkililere teslim oldu. Operasyonun son aşamasında Adapazarı´ndaki bağ evinde çok sayıda bomba ve mühimmat ele geçirilen Yarbay Dönmez, Ankara´da teslim oldu. Başka bir suçtan arandığı için Ankara Mamak Askeri Cezaevi´ne konulan Dönmez´in polise teslim edileceği kaydedildi.

18:45: GÜVENLİK EN ÜST SEVİYEDE

Zihir Vadisi´nde güvenlik önlemleri en üst seviyeye çıkartıldı. Jandarma ve polis ekipleri güvenlik şeridi oluşturdu. Terörle Mücadele Ekipleri´nden çok sayıda polis incelemelerini sürdürüyor. Alınan bilgiler çerçevesinde Yenikent Zihir Vadisi tespit edildi. Diğer 3 noktada olduğu gibi kazı çalışmalarına hızla başlandı. Atıl durumda olan evin kime ait olduğu araştırılıyor. Zihir Vadisi´nden ileriye doğru giden yol mezarlığa doğru gidiyor.

19:00: ÇOK SAYIDA SİLAH VE MÜHİMMAT BULUNDU

Ankara Yenikent Mezarlığı´nda başlatılan kazı çalışmasında çok sayıda silah ve mühimmat çıktığı haberleri geliyor. ´Ergenekon´ soruşturması kapsamında Ankara Yenikent´teki Ermeni Mezarlığı yanında bulunan, kullanılmayan bir evin bahçesinde arama yapılıyor. TRT´nin haberine göre, kazı alanında çok sayıda silah ve mühimmat çıktı.

OLAY YERİNE TAKVİYE EKİPLER GELİYOR... ÇOK SAYIDA SİLAH ÇIKMAYA DEVAM EDİYOR

21:00: İşte Zir Vadisi´nde bulunan silahlar

Ankara-Yenikent´te bulunan silah ve patlayıcılarının ilk görüntüsü TRT tarafından yayınlandı. 6 bomba imha uzmanının da katıldığı kazılarda 10 kg plastik patlayıcı, 15 savunma tipi el bombası, 10 taarruz tipi el bombası, 15 tüfek bombası, 9 sis bombası, 500 adet Biksi ağır makineli tüfek mermisi, 800´den fazla G-3 piyade tüfeği mermisi ele geçirildi. Bulunan silah ve patlayıcılar emniyet güçleri tarafından tasniflendi.

ZİR VADİSİ ÖZEL HAREKATÇILARIN EĞİTİM YERİ OLARAK KULLANILMIŞ

Emniyet güçlerinin Ergenekon kazısı yaptığı Yenikent Zir Vadisi´nin, geçmişte özel harekatçıların eğitim yeri olduğu ortaya çıktı. Zir Vadisi, 1957 yılındaki sel felaketinden önce Türkler ve Ermenilerin birlikte yaşadığı 200 konutluk eski bir yerleşim yeriydi. İpek yolu üzerinde bulunan ve Evliya Çelebi´nin Seyahatnamesi´nde de geçen Zir Vadisi´ndeki Bucuk köyü, 50 yıl önceki felaketin ardından terk edildi. Göç eden Bucuklular, daha sonra Yenikent adını alan yeni bir yerleşim yeri kurdu. Edinilen bilgiye göre, terk edilen bölge uzun yıllar Özel Harp Dairesi (ÖHD) tarafından eğitim üssü olarak kullanıldı. Adlarının açıklanmasını istemeyen Yenikent sakinleri, bölgedeki askeri birliğe Özel Harp Dairesi´ne bağlı güçlerin geldiğini duyduklarını fakat Yenikent yerleşim alanının genişlemesiyle özel harpçilerin buradaki faaliyetlere son verdiklerini belirtti.

21:30: 10 kg plastik patlayıcı, 10 mayın ve biksi mermileri bulundu

Kazı çalışmaları devam ediyor. Son olarak 10 kg plastik patlayıcı, 14 anti-tank mayını, 15 tüfek bombası, 12 bubi tuzağı bombası, lav silahı mermileri, 500 biksi mermisi ve kaleşnikof mermileri bulundu. Ayrıca uzaktan kumandalı bubi tuzaklarından korunmak için jammer adı verilen radyo sinyallerini bozan cihaz kazı alanına getirildi. Ayrıca ilk açılan çukurun 200 m kadar uzağında ikinci bir kazı çalışması başlatıldı. Bugünkü kazıların Yarbay Mustafa Dönmez´in evinde bulunan krokilere göre yapıldığı bildiriliyor.

22:15: Kazılara sabaha kadar ara verildi

Aydınlatmanın yetersizliği ve havanın soğukluğu çalışmaları olumsuz etkilediği için kazı çalışmalarına sabaha kadar ara verildi.

BUBİ TUZAĞI KURULMUŞ

Cumhuriyet Savcısı Cemil Tuğtekin´in olay yerine gelmesiyle krokide görülen metruk binanın 12 adım güneyindeki noktaya ilk kazma vuruldu. Ancak kısa süre içinde bubi tuzağı kurulduğu fark edildi. Sinyal kesici jammer cihazlarının da kullanıldığı operasyonda uzman ekiplerin bubi tuzağını imha etmesiyle kazı tekrar başladı. Toprağın altına yarım metre indikten sonra taş duvarlarla örülmüş bir depo ortaya çıkarıldı. Tam bir cephaneliği andıran depodan çıkan mühimmatlar, savcı Tuğtekin´in, huzurunda tutanak altına alınarak İstanbul´a gönderilmek üzere Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü´ne götürüldü.

ŞU ANA KADAR BULUNAN CEPHANE

Ankara-Yenikent´te bulunan silah ve patlayıcıların dökümü: 10 kg plastik patlayıcı, 14 anti-tank mayını, 15 savunma tipi el bombası, 10 taarruz tipi el bombası, 15 tüfek bombası, 12 bubi tuzağı bombası, 9 sis bombası, lav silahı mermileri, 500 adet Biksi ağır makineli tüfek mermisi, 800´den fazla G-3 piyade tüfeği mermisi

CEPHANE İÇİN NE DEDİLER?

Fikri Sağlar: Soruşturma daha da yukarı gitmeli

Bu kazılar ve bomba çukurlarına hiç şaşırmıyorum. Bunların varlığı zaten konuşuluyordu. Toprak altından çıkarılan silahlar neye karşı kullanacaktı? Toplumda infial uyandıracak eylemlerle darbe ortamına doğru gidişi hızlandıracak suikastlarda, bombalamalarda kullanmayı amaçlıyordu. Bu soruşturma daha da yukarı gitmeli.

Alper Görmüş: Türkiye´yi yönetilemez hale getireceklerdi

Bir gazete Ergenekon iddianamesinin yayınlandığı gün şöyle bir manşet atmıştı: ´Av tüfeğiyle darbe´. Ergenekon davasını küçümseyen çok şey yazıldı. Şimdi manzara ortada ve büyüyeceğini söylemek kehanet olmaz. Türkiye´yi yönetilemez hale getirmekti amaç. Şu ortaya çıkan silahlarla bu örtüşüyor.

Cengiz Çandar: TSK, içindeki yasadışılığın üzerine gitmeli

Bundan sonrası çorap söküğü gibi gelecektir. Güneş balçıkla sıvanmaz. Genelkurmay, bu ülkenin en önemli güvenlik birimidir. Dolayısıyla yasal süreçte kendi içinde oluşan yasadışı örgütlenmelerin üzerine gitmesi gerek. TSK´dan bunu bekliyoruz. Bu dava İtalya´daki Gladyo olayına benziyor. Orada da birçok asker bürokrat suçlu bulundu. Bu süreç Türkiye´de de yaşanabilir.

(12 Ocak 2009), son güncel.: (13 Ocak 2009)

HABERLE BAĞLANTILI OLABİLECEK LİNKLER:
Bu bölüm araştırmacılara yardımcı olmak için konulmuştur. Zaman içerisinde geçersiz hale gelen ya da yanlış linkler olabilmekte, farkedildikçe düzeltilmeye çalışılmaktadır.

Yarbay Mustafa Dönmez manşetlerimiz

Yarbay Dönmez´in adının geçtiği tüm manşetlerimiz

http://www.kontrgerilla.com/mansetgoster.asp?haber_no=179    yazdır/print


 

Flaş!!! Yarbay Dönmez teslim oldu

Ergenekon operasyonunda aranırken firar eden ve Adapazarı´ndaki bağ evinde çok sayıda bomba ve mühimmat ele geçirilen Yarbay Mustafa Dönmez, Ankara´da teslim oldu. Başka bir suçtan arandığı için Mamak Askeri Cezaevi´ne konulan Dönmez´in polise teslim edileceği öğrenildi.

12.01.2009 13:02 Ergenekon operasyonunda aranırken firar eden ve Adapazarı´ndaki bağ evinde çok sayıda bomba ve mühimmat ele geçirilen Yarbay Mustafa Dönmez, Ankara´da teslim oldu. Başka bir suçtan arandığı için Mamak Askeri Cezaevi´ne konulan Dönmez´in polise teslim edileceği öğrenildi.

İlginç firar: Onu bulamadık galiba kaçtı!

Evlerindeki aramada 22 el bombası ile çok sayıda silah ele geçirilen Yarbay Mustafa Dönmez´in firar ettiği ortaya çıkmıştı. Emniyet yetkililerinin verdiği bilgiye göre, operasyondan bir gün önce ve operasyon günü görev yerine gitmediği saptanan Yarbay Dönmez´e telefonla hakkındaki karar bildirildi. Dönmez, telefon eden polise, “Ben Emniyet´e geliyorum” dedi. Adapazarı polisi, Dönmez´i almak için Merkez Komutanlığı´na gitti. Burada jandarmayla Dönmez´in evinde arama yapacaklardı. Ancak Merkez Komutanlığı, polisi içeri almadı ve tek başına gidip arama yaptı. Polis Dönmez´in nerede olduğunu sorunca da Merkez Komutanlığı, “Onu bulamadık. Galiba kaçtı” dedi. İddiaya göre bu yüzden polisle Merkez Komutanlığı yetkilileri arasında tartışma çıktı. Adapazarı´ndaki 1. Lojistik Komutanlığı´nda görev yaparken geçtiğimiz yıl Kara Kuvvetleri Lojistik Komutanlığı´na atanan Yarbay Mustafa Dönmez´in Sapanca ve Ankara Sincan´daki evlerinde yapılan aramalarda 22 el bombası, 100 aşkın mermi, 3 Kalaşnikof tüfek, 7 tabanca ele geçirilmişti. (Milliyet)

7 Ocak 2009´daki 10. dalga operasyonu haber alıp firar etmişti

Ergenekon Operasyonlarının 7 Ocak 2009 tarihinde düzenlenen 10. dalgası kapsamında aranan ancak garnizonda bulunamayıp firar ettiği anlaşılan ve evinde çok sayıda bomba ve mühimmat bulunan Yarbay Dönmez teslim oldu. Mamak Cezaevi´ne götürülen Dönmez´in kısa süre içinde İstanbul´a gönderileceği bildirildi. Operasyonun son aşamasında Adapazarı´ndaki bağ evinde çok sayıda bomba ve mühimmat ele geçirilen Yarbay Dönmez, Ankara´da teslim oldu. Başka bir suçtan arandığı için Ankara Mamak Askeri Cezaevi´ne konulan Dönmez´in polise teslim edileceği kaydedildi.

(12 Ocak 2009, 13:02)

HABERLE BAĞLANTILI OLABİLECEK LİNKLER:
Bu bölüm araştırmacılara yardımcı olmak için konulmuştur. Zaman içerisinde geçersiz hale gelen ya da yanlış linkler olabilmekte, farkedildikçe düzeltilmeye çalışılmaktadır.

Yarbay Mustafa Dönmez manşetlerimiz

Yarbay Dönmez´in adının geçtiği tüm manşetlerimiz

http://www.kontrgerilla.com/mansetgoster.asp?haber_no=178    yazdır/print


 

Medyadaki Ergenekoncular

Mehmet Altan: Ergenekon’u soruşturan yargının eli ‘Saray’a ulaşınca... Eller, ayaklar titremeye başladı... Ergenekon Tablosu’nun dehşetini yok saymanın nedeni nedir? Galiba bunu ‘Medyadaki Ergenekon’ çözülünce anlayacağız... Öyle ki... Bakarsınız, bu da tahminlerden önce gerçekleşebilir..

12.01.2009 12:40 Mehmet Altan (Star): ´Hukukun üstünlüğü´ imiş... Şemdinli Savcısı´nın hayatını karartırlarken nerelerdeydiniz? Ya da... Dünyanın hiç bir demokratik ülkesinde bulunmayan ve doğal hákim ilkesini ayaklar altına alan ´çift başlı yargı´yı neden hedef almıyorsunuz? Askeri Yargıtay... Askeri Danıştay olamayacağını avaz avaza bağırmıyorsunuz... Yoksa siz, ´hukukun üstünlüğü´nü yargı ´suyun başındakilere´ ulaşınca mı hatırlayanlardansınız? İşkenceden ölenler... Yollarda vurulanlar... Adliyelerde çile çekenler... Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi´nde neredeyse her seferinde mahkum olan adaletsiz kararlar söz konusu olduğunda ortalarda yoksunuz... ´Hukukun Üstünlüğü´nü ne zaman hatırlıyorsunuz? İşler suyun başındakilere doğru ilerleyince... Adaletin eli tepe noktalarındaki Ergenekonculara doğru uzandıkça... Acaba neden?

Dün, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, kararlı bir şekilde sürmesini dilediğimiz ´yeni anlayışı´ şöyle tanımlıyordu: ´Hiç kimse kendisini ayrıcalıklı seçkin imtiyazlı hukuk alanının dışında bir pozisyonda görmemeli.´ Türkiye evet değişiyor ve değişecek. Türkiye ilerlemesine gelişmesine ve güvenliğine takılmış prangalardan kurtuldu. Ama bakıyorsunuz ki birileri çıkıyor. Korku imparatorluğundan bahsediyor. Kimlerin bu ülkede bunu kurmaya çalıştığını bize son aylar gayet iyi gösterdi. Çukurlardan nasıl tüfeklerin el bombalarının, planların çıktığını çok iyi görüyoruz. Bunlarla beraber bu ülkede binlerce on binlerce mermilerin acaba birilerinin evlerinden çıkmasının bir anlamı yok mu? Bunlara seyirci mi kalacağız? Bunu yapanlar bunları takip edenler korku imparatorluğunu temsil edecek, bunların avukatlığına soyunanlar ise bunu değil barışı konuşacak. Türkiye hedefleri doğrultusunda değişiyor dönüşüyor.´

Ergenekon Terör Örgütü´nün ´çukurlardan çıkan´ cephaneliğini yok sayarak, soruşturmanın ´Saray´a uzanmasını militanca itibarsızlaştırmaya çalışmak ne kadar anlamlı... 114 adet 9 milimetre çapında kovan, 1 anti personel tüfek bombası, 1 adet uçaksavar mermisi, 11 adet MKEK sis kutusu, 2 adet MKEK sis lancheri, 2 adet kuru sis kutusu, 4 hakem bombası, 4 ABD gaz bombası, 1 adet M4 A1 askeri aydınlatma tuzağı, 1 havai fişek ateşleme fitili, 2 adet MKE gösteri el bombası, 210 cm. plastik dış kaplı saniyeli fitil, 8 metre infilaklı fitil, 3 adet shootgun fişeği, 2 adet dolu lav silahı, 590 gram detasheet patlayıcı, 100 gram C-3 plastik patlayıcı, 130 gram C-4 patlayıcı...

Bunlar ne? Eski Özel Harekát Dairesi Başkan Vekili İbrahim Şahin´in evinde bulunduğu belirtilen krokinin gösterdiği yerde ele geçirilenler... İki adet dolu lav silahının seri numarasının silinmiş olması size bir şey söylemiyor mu? Bu arada, Sapanca´daki evinde 22 adet el bombası, bir adet Mısır yapımı makineli tüfek, iki adet Kalaşnikof marka uzun namlulu silah, sekiz adet Kalaşnikof şarjörü ele geçirilen ve anında sırra kadem basan Yarbay Mustafa Dönmez de mi ilginizi çekmiyor? Ya da Rusya´ya firar eden tuğgeneral... Bunları tedirgin olduğunuz için mi görmüyorsunuz? Ve gene bu tedirginlikten dolayı mı, Ergenekon´u kurtarmak için Susurluk´u feda etmeye hazırsınız?

Karargah Evleri nedeniyle tutuklananlar... Glock silahı ile vurulacak olanlar... Dehşet verici ilişki ağları... Bunları da pas geçiyorum... Görenin dudağını uçuklatacak olan bu ´Ergenekon Tablosu´nun dehşetini yok saymanın nedeni nedir? Galiba bunu ´Medyadaki Ergenekon´ çözülünce anlayacağız... Öyle ki... Bakarsınız, bu da tahminlerden önce gerçekleşebilir... (Mehmet Altan / Star)

(12 Ocak 2009, 12:40)

http://www.kontrgerilla.com/mansetgoster.asp?haber_no=174    yazdır/print


 

Karargah Evleri´nin Albay´ı hapiste

MİT´in 2005´te Genelkurmay´a ihbar ettiği ´Karargah Evleri´ örgütünün asker lideri Albay Cengiz Köylü, önceki gün tutuklandı ama, örgütü de iyice büyüttü. Orgeneraller Tuncer Kılınç ve Kemal Yavuz Karargah Evleri´ndeki toplantılara başkanlık ediyordu.

11.01.2009 12:35 Perinçek´in TSK içinde kurduğu ´Karargah Evleri´nin Dokunulmaz Albay´ı ancak üç yıl sonra hapiste.. MİT´in 2005´te Genelkurmay´a ihbar ettiği ´Karargah Evleri´ örgütünün asker lideri Albay Cengiz Köylü, önceki gün tutuklandı ama, örgütü de iyice büyüttü. Orgeneraller Tuncer Kılınç ve Kemal Yavuz Karargah Evleri´ndeki toplantılara başkanlık ediyordu.

MİT, 2005´te Genelkurmay´a TSK içinde gizli bir oluşum ihbarı yaptı. İşçi Partisi ile bağlantısı olduğu bildirilen “Karargah Evleri” şemadaki isimlere kadar raporda vardı. Ergenekon Savcısı Öz, MİT´in bu raporunu İşçi Partisi´nde ele geçirince Genelkurmay´a sordu. Gelen cevap, Mayıs 2008 sonunda örgütle ilgili soruşturma başlatıldığı yolundaydı. Örgütün asker lideri Albay Cengiz Köylü görünüyordu. Ve Savcı Öz, Köylü´yü sonunda yakalatıp tutuklattı. İlk şemada olmayan üç yeni ismi de: Örgüt büyümüştü... Ergenekon operasyonun son dalgasında tutuklanan dört muvazzaf subaydan biri olan Kurmay Albay Cengiz Köylü, MİT´in 2005´te Genelkurmay Başkanlığı´na gönderdiği Karargah Evleri raporunda askeri sanat sorumlusu olarak bildirilmesine rağmen hakkında herhangi bir işlem yapılmadı. Genelkurmay, ancak üç yıl sonra, elindeki gizli MİT raporu geçen yıl basılan İP Genel Merkezi´nde bulununca harekete geçti ve rapordaki iddialarla ilgili 31 Mayıs 2008´de soruşturma başlattı. Ancak Hava Kuvvetleri Komutanlığı Askeri Savcılığı´nın yürüttüğü bu soruşturmada, bir arpa boyu yol alınmadı. Ergenekon Savcısı Zekeriya Öz de dokunmasa Kurmay Albay Köylü, neredeyse general olacaktı. Bu arada gözaltına alınan emekli orgeneraller Tuncer Kılınç ve Kemal Yavuz´un da ´Karargah Evleri´ndeki toplantılara başkanlık ettiği iddia edildi.

MİT deşifre etti

MİT, 2005 yılında Hava Kuvvetleri Komutanlığı´nda görevli altısı kurmay albay olmak üzere 20 subayın da içinde yer aldığı illegal bir yapılanmayı deşifre etti. MİT, Ergenekon tutuklusu Doğu Perinçek tarafından orduya sızmak amacıyla kurulduğu öne sürülen ve ´Karargah evleri´ olarak adlandırılan bu yapılanmayla ilgili beş sayfalık raporunu Genelkurmay Başkanlığı´na, Genelkurmay da Hava Kuvvetleri Komutanlığı´na iletti.

Gizli rapor İP´te bulundu

Ancak MİT´in Genelkurmay´a gönderdiği ´çok gizli´ rapor, Ergenekon operasyonu kapsamında 21 Mart 2008´de basılan İP Genel Merkezi´nde bulundu. İşçi Partisi ve Alevi kesimin yanı sıra bazı TSK mensupları ve memurların da katılımıyla emperyalistlerle cumhuriyet karşıtları-yıkıcıları ile mücadele amacıyla bir harekt başlatıldığı yönünde hassas kaynaktan bilgiler intikal etmiştir. Yürütülecek bu çalışmalarda hiçbir kurum ve oluşumun zarar görmemesi için ´Karargh Evleri´ adı altında çekirdek kadroların oluşturulmasının öngörüldüğü alınan bilgilerdendir denilen raporda, Karargah Evleri´nin şemasına da yer veriliyordu.

Albay Cengiz Köylü şemada

Oluşumun en tepe noktasında İbrahim Aslan ismi yazılıydı. Aslan´ın altında ise İ. Yaşar Hacısalihoğlu-Türkiyem Topluluğu ve Askeri Kesim-Albay Cengiz Köylü isimleri yer alıyordu. Şemada askeri kesim de iki gruba ayrılmıştı. Harp Akademisi başlıklı birinci grupta yine Kurmay Albay Köylü´nün ismi vardı. Bu grupta Köylü´nün yanısıra Alb. Yavuz Göker, Alb. Turan Toker, Fırat Kaymakçıoğlu, Hasan Günay Aktaş, Osman Şen, Mahmut Melih Başdemir, Y. Selim Özmen, Rıza Okur ile ismi tespit edilemeyen Turan soyadlı bir kişi ile soyadı bilinmeyen Kemal adında birinin ismi geçiyordu.

Şemadaki diğer isimler

Askeri kesimin ikinci grubu ise Hava Harp Okulu´na ayrılmıştı. Burada isimleri geçenler şöyle: Binbaşı Bülent, öğrenciler Ozan Nizam, Gökhan Gülşen, Cihan Akyol, Alper Özkan, Emre Yılmaz, Çağdaş Doğan, Onur Sönmez, İbrahim Polat. Alb. Sinan Kesici, Dr. Rıza Kurna, sivil memurlar Gönül Temiz ve Nesime Akbulut, M. Bora Perinçek, M. Bedri Gültekin, Hikmet Çiçek, Zerrin Öztürk. Şemeda sayılan bölge sorumluları da İP´le bağlantılıydı. İstanbul-Bayrampaşa´da Ali Doğan, yine aynı ilçede Mevlüt Usta, İstanbul-Gaziosmanpaşa´da Hıdır Hokka ve Zerrin Öztürk ile Kırklareli´nden Sait Zorlu´nun bölge sorumlusu olduğu belirtiliyordu. Abdurrahman Taşçı´nın ismi ise şemaya ´kurye´ olarak geçmişti. Raporda, Erzincanlı Balaban Aşireti´ni de bu oluşuma dahil etmeye çalışan Perinçek´in, Yenibosna Cemevi´nde sık sık toplantı yaptığını; bu toplantılara Alevi cemaatinin önde gelen bazı isimlerinin de katıldığı öne sürülüyordu.

´Karargah´ın teğmenleri

Ergenekon operasyonun yedinci dalgasında gözaltına alınan beş teğmen ve bir askeri lise öğrencisinin de karargah evlerini gidip geldikleri belirlenmişti. Teğmenlerin emekli Orgeneral Şener Eruygur ve Hurşit Tolon´la da karargah evlerinde buluştukları ortaya çıkmıştı. Son operasyonda gözaltına alınan emekli Orgeneral Kemal Yavuz´un İstanbul´daki, eski MGK Genel Sekreteri emekli Orgeneral Tunçer Kılınç´ın Ankara´daki karargah evleri toplantılarına başkanlık yaptığı öğrenildi.

Son derece gizli çalışıyor, telefon kullanmıyorlar

İstihbarat birimleri tarafından toplantıları görüntülenen ve planları ortaya çıkarılan karargah evleri oluşumu aslında çok gizli çalışıyor. Büyük bir gizlilik içinde yürütülen karargah evleri projesine katılan kişiler birbirleri ile telefonla görüşmüyor. Karargah evleri kadroları kendi aralarında iletişimi canlı kuryeler vasıtası ile sağlıyor.

Rötarlı soruşturma

Ergenekon soruşturmasını yürüten Savcı Zekeriya Öz, İP´te bulunan gizli raporu 3 Nisan 2008´de Genelkurmay Başkanlığı Askeri Savcılığı´na gönderdi ve bu raporla ilgili ne gibi bir işlem yapıldığını sordu. Genelkurmay Askeri Savcılığı´nın, Öz´e 2 Haziran 2008´de yanıtta, Köylü´nün adının da yer aldığı MİT raporuyla ilgili raporla ilgili soruşturmanın yeni başlatıldığı ortaya çıktı. Askeri Savcılık, Hava Kuvvetleri Komutanlığı´nın 31 Mayıs 2008 tarihli ve AD-MÜŞ: 08-791 sayılı emiriyle rapordaki iddialarla ilgili Hava Kuvvetleri Komutanlığı Askeri Savcılığı´nda soruşturma açıldığı bildirdi.

İP´te bulunan MİT raporuyla birlikte Ergenekon soruşturmasına Karargah Evleri de dahil edildi. Geçen eylül ayında beş teğmen ve bir askeri öğrenci, Karargah Evleri´yle bağlantılı olduğu gerekçesiyle gözaltına alındı. Emekli Kızılay müfettişi Kemal Aydın ve kız kardeşi Neriman Aydın da aynı gerekçeyle yakalandı. Dört teğmen, bir askeri öğrenci ve Kemal Aydın tututklandı. Bir teğmen ve Neriman Aydın ise tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.

Subayların bağlantısı

Karargah Evleri´nin askeri kanat sorumlusu olarak gösterilen, ancak Genelkurmay´ın MİT raporundan neredeyse iki yıl sonra hakkında soruşturma başlattığı Albay Cengiz Köylü ise operasyonun son dalga-da gözaltına alınıp tutuklandı. Son dalgada aranırken firar eden Yarbay Mustafa Dönmez´in Ankara ve Sapanca´daki cephanelik gibi evlerinin ise aynı zamanda Karargah Evi´ olarak kullanıldığı belirlendi. Bu arada beş savcı tarafından sorgulanan subaylardan Albay Cihandar Hasan Hanoğlu ve Deniz Binbaşı Erbay Çolakoğlu serbest bırakıldı. Yaklaşık sekiz saat süren sorgunun ardından Kastamonu Jandar-ma Bölge Komutanlığı Kurmay Başkanı Albay Mustafa Koç, Kayseri´de gözaltına alınan Hava Personel Albay Cengiz Köylü, Üsteğmenler Muhammed Sarıkaya ve Taylan Özgür Kırmızı, Nöbetçi 9. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Ergenekon terör örgütüne üye olmak suçundan tutuklanarak Hasdal Askeri Cezaevi´ne gönderildi. Subayların Karargah Evleri´yle bağlantılı olduğu öğrenildi. (Taraf)

Milli İstihbarat Teşkilatı´nın (MİT) Ergenekon soruşturması kapsamında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı´na gönderdiği 330 sayfalık raporda, Karargah Evleri Projesinin tüm detaylarına yer veriliyor. MİT raporunda, lüks bir alış veriş merkezinde dükkan sahibi olan İbrahim Arslan ile ´Dede´ lakaplı Alevi kesim ileri geleninin bu oluşumda kilit rol oynadıkları belirtiliyor. Raporda ayrıca, oluşumdaki askeri kesim ile İşçi Partisi arasındaki bağlantıyı ise Albay Cengiz Köylü tarafından sağlandığı ifade ediliyor. Ergenekon iddianamesinin ek belgelerindeki 441.´inci klasörde yer alan MİT Müşteşarı Emre Taner imzalı MİT raporu, Karargah Evleri Projesiyle ilgili bilgiler içeriyor. 23 Haziran 2008 tarihinde gönderilen 330 sayfalık MİT raporunda; Karargah Evleri´nin şeması çıkartılıyor. Organizasyonun en tepesinde Lüks bir alış veriş merkezinde dükkan sahibi olan İbrahim Arslan yer alıyor. Şemanın alt bölümünde ise Askeri Kesim ve Alevi Kesim yer alıyor. Askeri kesimi Albay Cengiz Köylü´nün, Alevi kesimi ise ´Dede´ lakaplı bir kişinin yönettiği dile getiriliyor. Ayrıca Askeri Kesim´e bağlı olarak da İşçi Partisi (İP) gösteriliyor. Oluşumdaki askeri kesim ile İşçi Partisi arasındaki bağlantıyı ise Albay Cengiz Köylü tarafından sağlandığı ifade ediliyor.

MİT raporunda şu ifadelere yer veriliyor;

İşçi Partisi ve Alevi kesimin yanı sıra; bazı TSK mensupları ve memurlarının da katılımıyla ´emperyalistlerle, Cumhuriyet karşıtları/yıkıcıları ile mücadele´ amacıyla bir hareket başlatıldığı yönünde hassas kaynaktan bilgiler intikal etmiştir. Yürütülecek bu çalışmalarda, hiçbir kurum ve oluşumun zarar görmemesi için Karargah Evleri adı altında çekirdek kadronun oluşturulmasının öngörüldüğü alınan bilgilerdendir. İşçi Partisi´nin sözde Ermeni soykırımına karşı kamuoyundan aldığı olumlu tepkiyi artırmak gayesiyle katıldığı Karargah Evler Projesi ile ilgili olarak gerçekleştirilen toplantılarda;

a-) Kadroların birbiriyle iletişiminde kesinlikle telefon kullanılmaması, haberleşmenin canlı kuryelerle gerçekleştirilmesi,

b-) İşçi Partisi´ne zarar vermemesi ve partinin kapatılmasına neden olmaması için bu örgütlenmenin parti dışı bir oluşumu zaruri kıldığı hususlarının dile getirildiği intikal eden bilgilerdendir.

Ayrıca, İşçi Partisi yönetiminde, partinin öğrenci-gençlik yapılanması, Öncü Gençlikin askeri disiplin içerisinde başarıyı yakalayabileceği saptanarak, 2000 üyelik Öncü Gençlik grubunun tüm yerleşim birimlerine yaygınlaştırılmasının hedeflendiği belirtilmektedir. Öncü Gençlik mensuplarına yönelik olarak yapılan toplantılarda kullanılan ´bu işlerin gürültülü/patırtılı olacağı, gerekirse silahların bile kullanılabileceği´ yönündeki ifadeler dikkati çekmektedir. Doğu ve Güneydoğu´da ağa/aşiret ve korucu olgusu ile Alevi kesimi hedefe ulaşılana kadar olan süreçte kullanma/istifade arayışlarını boyutlandırma planlamaları konusunda İşçi Partisi´nin girişimlerde bulunduğuna dair bazı bilgiler intikal etmiştir. Bu çerçevede, ´Balaban Aşireti´ ileri gelenleri ile temaslara başlandığı, ´Alevilerin kültürlü ve aydın yapıları nedeniyle yürütülecek çalışmada hedef kitle seçildiğinin´ belirtildiği öğrenilmiştir. (Star)

(11 Ocak 2009, 12:35)

HABERLE BAĞLANTILI OLABİLECEK LİNKLER:
Bu bölüm araştırmacılara yardımcı olmak için konulmuştur. Zaman içerisinde geçersiz hale gelen ya da yanlış linkler olabilmekte, farkedildikçe düzeltilmeye çalışılmaktadır.

Karargah Evleri soruşturmasının askerlerce savsaklanması

http://www.kontrgerilla.com/mansetgoster.asp?haber_no=171    yazdır/print


 

Flaş!!! Ergenekon´da yeni operasyonlar

Genelkurmay´dan generallerin gözaltına alınması taleplerine 1 saat gibi kısa bir sürede olumlu yanıt gelmesi anlamlı bulundu. Peşpeşe şok gözaltı haberleri geliyor... Emekli Generaller Kemal Yavuz ile Tuncer Kılınç, 4´ü albay olmak üzere 9 muvazzaf subay, Susurluk Davası önemli sanıklarından eski Polis Özel Harekat Daire Başkanı İbrahim Şahin, eski YÖK Başkanı Kemal Gürüz gözaltında! İstanbul Emniyet Müdürlüğü ekipleri, Yazar Yalçın Küçük´ün evinde, Yeditepe Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Bedrettin Dalan´ın sahibi olduğu İstek Vakfı´nda arama yapıyor. Eski Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Sabih Kanadoğlu´nun evinde de arama yaptığı iddia ediliyor. Ergenekon soruşturmasında, polis 6 ilde eş zamanlı operasyon düzenliyor. Bir emekli albay ve eski istihbaratçının evleri şu anda aranıyor. Son operasyonlarda 40 kişinin gözaltına alındığı bildiriliyor.

07.01.2009 10:12 Ergenekon soruşturmasında yeni operasyonlar yapılıyor.. Genelkurmay´dan generallerin gözaltına alınması taleplerine 1 saat gibi kısa bir sürede olumlu yanıt gelmesi anlamlı bulundu. Peşpeşe şok gözaltı haberleri geliyor..

Genelkurmay´dan generallerin gözaltına alınması taleplerine kısa sürede olumlu yanıt geldiği öğrenildi. Emekli Generaller Kemal Yavuz ile Tuncer Kılınç, 4´ü albay olmak üzere 9 muvazzaf subay, Susurluk Davası önemli sanıklarından eski Polis Özel Harekat Daire Başkanı İbrahim Şahin, eski YÖK Başkanı Kemal Gürüz gözaltında! İstanbul Emniyet Müdürlüğü ekipleri, Yazar Yalçın Küçük´ün evinde, Yeditepe Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Bedrettin Dalan´ın sahibi olduğu İstek Vakfı´nda arama yapıyor. Eski Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Sabih Kanadoğlu´nun evinde de arama yaptığı iddia ediliyor. Ergenekon soruşturmasında, polis 6 ilde eş zamanlı operasyon düzenliyor. Bir emekli albay ve eski istihbaratçının evleri şu anda aranıyor. Son operasyonlarda 40 kişinin gözaltına alındığı bildiriliyor. Muvazzaf subaylardan Yarbay Mustafa Dönmez´in firar ettiği anlaşıldı.

-Gazeteci Bayramoğlu: Ergenekon´un hedefi 2009´da darbeydi-

´Genelkurmay Başkanlığı´nın 1 saat içinde gözaltı talebine olumlu yanıt vermiş olması önemli. Hukuk mekanizması farklı bir yöne doğru ilerliyor. Bunu ben büyük bir hesaplaşma olarak görüyorum. Sistem içerisinde siyasetdışı bir çok odağın kurduğu ilişkilerin mercek altına alınması sözkonusu. Ayışığı ve Sarıkız oluşumlarınından buna yana gelen 2009´da bir darbeyle sonuçlanması öngörülen ve Susurluk´tan kalma yapılanmaları içeren bir yapılanma var.´

-Yalçın Küçük´ün evine çilingir yardımıyla girildi-

İstanbul Emniyet Müdürlüğü ekipleri, Yazar Yalçın Küçük´ün Balat´ta bulunan evine gelerek arama yapmaya başladı. Mahalle muhtarı, Küçük´ün evine çilingir yardımıyla girildiğini söyledi. Edinilen bilgiye göre polis, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ile Organize Suçlarlar Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, erken saatlerde Yalçın Küçük´ün Balat´ta bulunan evine geldi. Polis, evde arama yapmaya başladı. Mahalle Muhtarı Mehmet Kayacan, Yalçın Küçük´ün evinde arama yapıldığını, ancak Küçük´ün evde olmadığını söyledi. Muhtar Kayacan, kendisinin bilirkişi olarak buraya çağırıldığını ve Küçük´ün evinin çilingir yardımıyla açıldığını belirtti. Polislerin evdeki araması devam ediyor.

-Genelkurmay eski hukuk müşaviri gözaltında-

Gözaltına alınanlar arasında Genelkurmay Başkanlığı Eski Hukuk Müşaviri Emekli Tümgerenal Erdal Şenel´in de bulunduğu iddia ediliyor.

-30 kişi gözaltına alındı-

İstanbul ve Ankara´da Ergenekon operasyonu kapsamında birçok ev ve iş yerinde arama yapılıyor. Operasyonlarda yaklaşık 30 kişinin gözaltına alındığı öğrenildi. Edinilen bilgiye göre, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen Ergenekon operasyonu kapsamında İstanbul ve Ankara´da birçok ev ve işyerinde arama yapıldığı, yaklaşık 30 kişinin gözaltına alındığı öğrenildi. Bu arada, Bedrettin Dalan´ın İSTEK Vakfı´nda da polis ekipleri arama yapıyor. Yazar Yalçın Küçük´ün Balat´taki evinde de polis ekiplerince arama yapılmıştı.

-İstek Vakfı ve üniversitede arama-

Yeditepe Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Bedrettin Dalan´ın sahibi olduğu İstek Vakfı´nda polis arama yapıyor... Ergenekon operasyonu kapsamında gözaltına alınan Adil Serdar Saçan, Yeditepe Üniversitesi´ninde öğretim görevlisiydi.

-Kanadoğlu´nun evinde de arama-

Polisin, Eski Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Sabih Kanadoğlu´nun evinde de arama yaptığı bildirildi. Ergenekon operasyonu kapsamında gözaltına alınacağı öne sürülen eski Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Sabih Kanadoğlu, gözaltına alınmasının söz konusu olmadığını söyledi. Kanadoğlu, evinin önünde bekleyen gazetecilerin telefonla aramaları üzerine gözaltına alınmadığını ve açıklama yapılacak bir durumun olmadığını dile getirdi. Bununla birlikte gazeteciler muhtemel bir gözaltı düşüncesiyle Kanadoğlu´nun evinin önündeki bekleyişleri sürdürüyor. Bu arada Kanadoğlu´nun komşuları eski başsavcıya destek için balkonlarına Türk bayrağı ve Atatürk resmi astı.

-Ergenekon kapsamında bir yüzbaşı ile emniyet amiri gözaltına alındı-

Ergenekon soruşturması kapsamında İzmir´de bir yüzbaşı ile emniyet amirinin gözaltına alındığı bildirildi. Alınan bilgiye göre, İzmir Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi Organize Suçlar Büro Amirliği ekiplerinin düzenlediği operasyon sonucu, İzmir Emniyet Müdürlüğü bünyesinde görev yapan Emniyet Amiri E.E. ile ismi açıklanmayan denizci bir yüzbaşı gözaltına alındı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı´ndan gelen talimat üzerine gözaltına alınan 2 kişinin İzmir Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi´ne getirildiği öğrenildi.

-Ayrıntılar gelmeye devam ediyor. Gözaltılar sürüyor-

Eski 1. Ordu Komutanı Emekli Orgeneral Kemal Yavuz, eski Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreteri Orgeneral Tuncer Kılınç, eski Özel Harekat Dairesi Başkan Vekili İbrahim Şahin, eski Genelkurmay Adli Müşaviri emekli Tümgeneral Erdal Şenel de gözaltına alınanlar veya alınmak üzere olanlar arasında. Bu kişilerin ev ve işyerlerinde aramalar yapılıyor. ´Ergenekon´ soruşturması kapsamında Ankara´da 4 kişinin evinde arama yapılıyor. Alınan bilgiye göre, ´Ergenekon´ soruşturması kapsamında polis ekipleri sabah erken saatlerde Prof. Dr. Yalçın Küçük, eski Özel Harekat Dairesi Başkan Vekili İbrahim Şahin, eski Genelkurmay Adli Müşaviri emekli Tümgeneral Erdal Şenel ile Engin Aydın´ın evlerine giderek, arama başlattı. Polisin mahkeme kararı uyarınca bu kişilere ait evlerde yürüttüğü arama devam ediyor. Aramaların ardından bu kişilerin gözaltına alınacağı bildirildi. Arananlardan biri olan muvazzaf yarbay Mustafa Dönmez garnizonda bulunamadı. Gözaltına alınacağını öğrenen yarbayın firar ettiği ileri sürülüyor.

EMEKLİ ORGENERAL KEMAL YAVUZ

Eski 1. Ordu Komutanı Emekli Orgeneral Kemal Yavuz´da gözaltına alındı.

TUNCER KILIÇ GÖZALTINA ALINDI

Eski Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreteri Orgeneral Tuncer Kılınç da gözaltına alınanlar arasında. Emniyet yetkililerinin, Oran da askeri lojmanlarda oturan emekli Orgeneral Tuncel Kılınç´ın evinde arama yaptığı ve bu aramaya askeri savcılığın da eşlik ettiği öğrenildi. Orgeneral Kılınç, 28 Şubat sürecinde MGK Genel Sekreteri olarak görev almış ve açıklamaları ile belli kesimlerin tepkilerine neden olmuştu.

4´Ü ALBAY OLMAK ÜZERE 9 MUVAZZAF SUBAY GÖZALTINA ALINDI

Ergenekon terör örgütü soruşturması kapsamında 4´ü albay rütbesinde olmak üzere 9 muvazzaf subayın gözaltına alındığı bildirildi. Bir muvazzaf subay da firarda. Bu muvazzaf subayın yarbay Mustafa Dönmez olduğu ileri sürülüyor.

SİVAS´TA 10 KİŞİ GÖZALTINA ALINDI

Ergenekon soruşturması kapsamında Sivas´ta 10 kişinin gözaltına alındığı bildirildi. Soruşturması kapsamında Sivas Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü´nce yapılan operasyonda 10 kişinin gözaltına alındığı öğrenildi. Bu kişilerle birlikte 2 adet el bombası, 1 adet ´kalem silah´, çok sayıda ruhsatsız av tüfeği, kesici aletler, 36 adet mermi ve bol miktarda dijital materyal ele geçirildiği belirtildi. Soruşturmanın sürdürüldüğü kaydedildi.

-Sivas Valisi: Zanlılar suikast hazırlığındaydı-

Sivas Valisi Veysel Dalmaz, Ergenekon terör örgütü operasyonu kapsamında gözaltına alınan şahısların, Türkiye´de ses getirecek suikastler planladıklarını söyledi.

Ergenekon kapsamında Sivas´ta 10 kişi gözaltına alındı. Sivas Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi´nin, Ergenekon terör örgütü bağlantısı olduğu iddiasıyla 6 ille eş zamanlı olarak düzenlediği operasyon kapsamında gözaltına alınanların sayısı 10´a yükseldi. Vali Veysel Dalmaz, Cihan Haber Ajansı´na yaptığı açıklamada, şahısların sorgusunun devam ettiğini söyledi. Bu sabah saat 07.00´de başlayan operasyonla 9 kişinin gözaltına alındığını belirten Vali Dalmaz, firarda olan 1 kişinin de alınmasıyla birlikte gözaltı sayısının 10´a yükseldiğini ifade etti. Dalmaz gözaltındaki şahısların, Türkiye´de ses getirecek suikastler planladıklarını söyledi. Dalmaz, Yapılan istihbari çalışmalar doğrultusunda ses getirecek suikast planlanan iller arasında Sivas´ın da olduğu bilgisine ulaşıldı. İstanbul bağlantılı olarak ilimizde bazı kişi ya da kişilerin öldürülmesi planlanıyordu. Amaçlarına ulaşamadan operasyon gerçekleştirildi. dedi. Sivas´ta operasyonun şimdilik sona erdiğini açıklayan Dalmaz, ancak şahısların vereceği bilgiler doğrultusunda yeni gözaltıların olabileceğini kaydetti.

-Eski YÖK Başkanı Kemal Gürüz gözaltında-

Kemal Gürüz, gözaltına alınırken sessiz kaldı. Eski YÖK Başkanı Prof. Dr. Kemal Gürüz, evinde yapılan aramanın ardından gözaltına alındı. Ankara Emniyet Müdürlüğü ekiplerinin, Gürüz´ün evinden bir bilgisayar kasası, bir diz üstü bilgisayar ve dört poşet belge çıkardığı görüldü. Gürüz, gözaltına alınıp emniyete götürülürken herhangi bir açıklama yapmadı. Bu arada, Gürüz´ün evine, CHP Genel Başkan Yardımcısı Yılmaz Ateş ile milletvekilleri Nesrin Baytok ve Nur Serter geldi.

EMEKLİ ALBAY İLYAS ÇINAR GÖZALTINA ALINDI

Ergenekon soruşturması kapsamında İstanbul´da gözaltına alınan Emekli Albay İlyas Çınar, sağlık kontrolünden çıkartıldı. Niçin gözaltına alındığı sorulan Çınar, Gündemdeki konu demekle yetindi. İstanbul´da gözaltına alınan Emekli Albay İlyas Çınar, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından sağlık kontrolü için Fatih Adliyesi´ne getirildi. Bir süre adliyede kalan Çınar, daha sonra İstanbul Emniyet Müdürlüğü´ne götürüldü. Bu arada İlyas Çınar, basın mensuplarının Ergenekon operasyonu kapsamında mı gözaltına alındınız? şeklinde soruya, Gündemdeki konuyla ilgili cevabını verdi.

Ergenekon soruşturmasında, polisin 6 ilde eş zamanlı operasyonları devam ediyor. Ayrıntılar geliyor...

-İşte Ergenekon´un son dalgasına yakalananlar-

Ergenekon´un operasyonunun son dalgasında gözaltına alınanlar ve evinde iş yerinde arama yapılanlar arasında bir çok ünlü isim de var. Bu isimleri kısaca tanıyalım:

PROF. YALÇIN KÜÇÜK

1938 yılında İskederun´da doğan Yalçın Küçük, yazar, ekonomist, tarihçi, isim-bilimci (!), sosyolog olarak biliniyor. Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi´ni 1960 yılında bitirdi. 1966´da ODTÜ´de öğretim üyeliğine başladı. Yön, Emek, Ant dergilerinde Milli Demokratik Devrim yapılması için yazılar yazdı. 1971´de doçentliğe yükseldi, 12 Mart 1971 Muhtırası´ndan sonra görevden alındı. 1973-76 yılları arasında Cumhuriyet Gazetesinin ekonomi servisini yönetti. 1970´lerde, Türkiye İşçi Partisi´nin ikinci kez kuruluşu için çalışmalara katıldı, 1975´ten itibaren yayınlanan ve partiye yakınlığıyla bilinen Yürüyüş Gazetesi´nin editörlüğünü yaptı, ancak 1978´de partiden ihraç edildi. 1979´da kendisiyle beraber TİP´ten ihraç edilenlerle birlikte Sosyalist İktidar Dergisi´ni çıkarmaya başladı. Aynı yıl Ankara İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi´nde öğretim üyesi oldu. 12 Eylül Darbesi´nden sonra üniversiteden uzaklaştırıldı. 1983´te Yeni Bir Cumhuriyet İçin adlı yapıtından ötürü tutuklanarak, cezaevine girdi; daha sonra aklandı. 1987´de Gazi Üniversitesi´nde profesör oldu ve 1994´te emekli oldu. 12 Eylül 1980 darbesinden sonra aydınların cunta yönetimine karşı örgütlenmesinde büyük çaba göstermiştir. Aziz Nesin ile birlikte Aydınlar Dilekçesi Hareketi´ni örgütlemiştir. 1987-1992 yılları arasında Toplumsal Kurtuluş adlı sosyalist bir aylık dergi çıkarmıştır. Daha sonra bu dergi kapanarak yerine Hep İleri adlı bir dergi çıkmıştır. Özgür Üniversite adıyla bilinen Özgür Ekin Derneği´nin kurucusudur. 1993´te Süleyman Demirel´in Cumhurbaşkanı olmasını ve Matild Manukyan´ın vergi rekortmeni olmasını öne sürerek Fransa´ya gitti. Daha sonra gene 1993 yılında Suriye´de Bekaa Vadisi´ne giderek PKK terör örgütü lideri Abdullah Öcalan ile görüştü. Bu görüşmeyi söyleşi adıyla kitaplaştırdı.[1] Çeşitli sol dergiler çıkarttı. Bu arada MED-TV´de programlar yaptı. 28 Şubat sürecinden sonra 1998´de Türkiye´ye geri döndü ve Kürtçülük Propagandası yapmaktan iki yıl hapis cezasına çarptırıldı. 2000 yılında tahliye oldu. Sky Türk adlı televizyon kanalında Kalemler ve Kılıçlar programını yaparken, program Sky Türk İcra Kurulu tarafından sonlandırıldı. Son yıllarda Türkiye´nin yakın tarihiyle ilgili sansasyonel iddialar ortaya attı ve komplo teorileri alanına girerek isimbilim araştırmalarına yöneldi.

ESKİ YÖK BAŞKANI KEMAL GÜRÜZ

Kemal Gürüz 1947 yılında İzmir´de doğdu. ODTÜ Kimya Mühendisliği bölümünü bitirdi. ODTÜ Fen Bilimleri Enstitüsü Müdürlüğü, Ankara Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Dekanlığı, Karadeniz Teknik Üniversitesi Rektörlüğü ve Üniversitelerarası Kurul Başkanlığı, Tübitak Başkanlığı, YÖK Genel Kurulu Üyeliği yaptı. 6 Aralık 1995 tarihinde YÖK Başkanı seçildi. Daha sonra aynı göreve ikinci kere atandı.

BEDRETTİN DALAN (Gözaltında değil, ABD´de. Sahibi olduğu vakıfta arama yapılıyor)

Bedrettin Dalan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı idi. İstek Vakfı ve Yeditepe Üniversitesi´ni kurdu. Bedrettin Dalan 1941 yılında Bayburtlu bir ailenin çocuğu olarak Eskişehir´de doğdu. Kıpçak Türkü olan Dalan, İTÜ Maçka Fakültesi´nden Elektrik Mühendisi olarak mezun oldu. Anavatan Partisi´nin kurucuları arasında yer aldı ve bu partiden İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı seçildi. Bu görevi 26 Mart 1984 - 28 Mart 1989 tarihleri arasında sürdürdü. Üsküdar sahili bu dönemde imara açıldı ve bugünkü haline getirildi. 1989 yılındaki yerel seçimlerde başarısız olduktan 1 yıl sonra 17 Mayıs 1990´da Demokrat Merkez Partisini kurarak genel Başkanı oldu. Bu parti 14 Eylül 1991´de Doğru Yol Partisi´ne katıldı. Aynı yıl yapılan genel seçimlerde Bedrettin Dalan milletvekili seçildi. 1 dönem milletvekillik yaptıktan sonra siyasetten çekildi. 1994 yerel seçimlerinde DYP´den İstanbul Belediye Başkanlığına aday olmuş, fakat seçilememiştir. Çesitli kuruluşlarda yöneticilik ve yönetim kurulu üyeliği yaptı. Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi´nde öğretim görevlisi oldu. İstek Vakfı´nı kurarak, vakfın genel başkanı oldu. Vakıf çok sayıda anaokulu, ilköğretim okulu ve lise kurarak eğitime açtı. Vakfın kurduğu Yeditepe Üniversitesi 1996 yılında eğitime başladı.

SABİH KANADOĞLU (Jandarma güçleri evinde arama yapıyor. Henüz gözaltında değil)

Sabih Kanadoğlu 20 Mayıs 1938´de İzmir Menemen´de doğdu. Kabataş Erkek Lisesi´ni bitirdi, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi´nden 1959 yılında mezun oldu. Burhaniye hakim adayı olarak mesleğe başladı; sırasıyla Orhaneli ve Erzurum Cumhuriyet Savcılığı, Bingöl Sulh Hakimliği, Tokat ve Kırşehir Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığı, İzmir Ceza Hakimliği ve Bakırköy Ağır Ceza Mahkemesi ile Adli Yargı Adalet Komisyonu Başkanlıkları görevlerinde bulundu. 19 Temmuz 1984 tarihinde Yargıtay Üyeliğine seçildi, Yargıtay Büyük Genel Kurulu´nca iki kez Yargıtay Onbirinci Ceza Dairesi Başkanlığına seçildi. Yargıtay Büyük Genel Kurulu´nca gösterilen adaylar arasından 21 Ocak 2001 tarihinde Ahmet Necdet Sezer tarafından Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına seçildi. 20 Mayıs 2003 tarihinde yaş sınırı nedeniyle emekliye ayrıldı.

KEMAL YAVUZ

Emekli Orgeneral Kemal Yavuz 1934 İstanbul doğumludur. İlk ve orta tahsilinden sonra 1948´de Bursa Askeri Lisesi´ne girmiştir. 1953´te Kara Harp Okulu´ndan, 1967´de Kara Harp Akademisi´nden ve 1969´da Silahlı Kuvvetler Akademisi´nden mezun olmuştur. Muhtelif karargahlardaki kurmay görevlerinden sonra, 6 yıl süre ile Harp Akademilerinde Öğretim Üyesi olarak görev yapmıştır. Albaylığında, Artvin´de alay komutanlığı; Tuğgeneralliğinde, Kara Harp Akademisi Komutanlığı, Kıbrıs´ta Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı; Tümgeneralliğinde, Mekanize Tümen Komutanlığı ve Kara Kuvvetleri Harekat Başkanlığı; Korgeneralliğinde Trakya Kolordu Komutanlığı görevlerinde bulunmuştur. Körfez harekatı sırasında, Güneydoğu Anadolu´da 2nci Ordu Komutanı olarak görev yapmaktaydı. Son görevi, 1992-1994 arasında Harp Akademileri Komutanlığıdır. Yavuz, Akşam gazetesinde köşe yazarlığı yaptı. Show TV ve Kanaltürk´te, Ergenekon kapsamında tutuklu bulunana gazeteci Tuncay Özkan´la uzun yıllar Olaylar ve Gerçekler programını yaptı.

TUNCER KILIÇ

1960´ta Kara Harp Okulu´ndan, 1973´te Kara Harp Akademisi´nden mezun oldu. 1978-79´da Roma´da bulunan NATO Savunma Koleji´ne devam etti. 1979-82 arasında Brüksel NATO Karargahı´nda Türk Askeri Temsilciliği´nde plan subayı olarak görev aldı. 1982-1984 yılları arasında Milli Güvenlik Konseyi Genel Sekreterliği´nde Basın ve Halkla İlişkiler Daire Başkanlığı yaptı, 1984 yılında Milli Güvenlik Akademisi öğrenimine katıldı, 1984-1987 yılları arasında ise alay komutanlığı yaptı. 1987´de tuğgeneralliğe yükseldi, iki yıl Genelkurmay Başkanlığı Genel Sekreterliği, iki yıl da tugay komutanlığı yaptı. 1991 yılında tümgeneralliğe yükseldi ve bu rütbede bir yıl tümen komutanlığı, üç yıl da Belçika´da bulunan NATO Avrupa Müttefik Yüksek Komutanlığı nezdinde Türk Askeri Temsilciliği görevini yürüttü. 1995 yılında korgeneral olmasını takip eden üç yıl süre ile Milli Savunma Bakanlığı Müsteşarlığı, bir yıl süre ile de kolordu komutanlığı görevlerinde bulundu. 1999 yılında orgeneral oldu ve sıra ile iki yıl Üçüncü Ordu Komutanlığı iki yıl da MGK Genel Sekreterliği görevlerini üstlendi. 2003 yılında emekliye ayrıldı.

İBRAHİM ŞAHİN

Tokat´ın Reşadiye ilçesinde dünyaya gelen İbrahim Şahin, Mehmet Ağar´ın Emniyet Genel Müdürlüğü döneminde vekaleten Özel Harekat Daire Başkanlığı´na getirildi ve bu görevi sırasında terörle mücadelede görev alacak özel timi oluşturdu. Şahin, bu oluşum sırasında Balıkesir´de “Özel Tim Eğitim Okulu”nu açan isim oldu. 1990 - 1992 yılları arasında İstanbul´da çok sayıda terör operasyonunu yürüten Şahin, “Avrasya Feribotu” operasyonunda da görev aldı. Susurluk skandalıyla Ömer Lütfi Topal´ın öldürülmesi olayına adı karışan Şahin´in, Susurluk´taki trafik kazasında ölen firari hükümlü Abdullah Çatlı ile yakın arkadaş olduğu ortaya çıktı. Şahin´in Çatlı ile arandığı dönemde bir düğünde karşılıklı göbek attıkları fotoğraflarla belgelendi. Hakkındaki adli soruşturma nedeniyle açığa alınan Şahin, İstanbul 6 No´lu DGM´de devam eden Susurluk davasında 13 sanıkla birlikte yargılandı. Şahin´in adı, İsrail´den satın alınan kayıp silah olayına da karıştı. Topal cinayetine karıştıkları öne sürülen özel tim polislerini koruduğu ve Tarık Ümit´in kaçırılmasına karıştığı gerekçesiyle soruşturuldu. Susurluk Komisyonu´na ifade veren Astsubay Ahmet Altıntaş, Tarık Ümit cinayetini soruşturduğu sırada, İbrahim Şahin tarafından engellendiğini ileri sürdü. Şahin´in adı daha sonra Mehmet Ali Yaprak´ın kaçırılmasında da geçti. Susurluk davası dördüncü yılın sonunda karara bağlandı. Özel Harekat Dairesi eski Başkan Vekili Şahin, MİT eski görevlisi Korkut Eken´le birlikte ´Cürüm işlemek için çete oluşturmak ve bu çeteyi yönetmek´ suçundan 6´şar yıl ağır hapis cezasına mahkum oldu. Hapishanede rahatsızlık geçiren Şahin daha sonra serbest bırakıldı.

-Yeditepe de Ergenekon İddianamesinde idi-

Ergenekon iddianamesinde, Ergenekon üyelerinin, Bedrettin Dalanın sahibi olduğu Yeditepe Üniversitesinde ve Bedrettin Dalanın özel odasında buluştukları yer alıyor. (Vakit)

-“Drej Ali ile Yeditepe Üniversitesi´nde tanıştım”-

İddianamede, Ergenekon Operasyonu kapsamında tutuklanarak cezaevine konulan emekli Tuğgeneral Veli Küçük, kamuoyunda Drej Ali olarak tanınan ve Ergenekon Terör Örgütü soruşturması kapsamında gözaltına alınan Ali Yasak ile Yeditepe Üniversitesi´nde tanıştığı yer alıyor. Veli Küçük, 25 Ocak 2008 tarihinde İstanbul Emniyet Müdürlüğü´nde yapılan sorgulamasında, Ali Yasak ile olan ilişkisine yönelik soruya, “Ali Yasak isimli şahsı Yeditepe Üniversitesi´nde de bir defa görmüştüm, ama ne amaçla orada olduğunu bilmiyorum” şeklinde cevap vermişti.

-“Bedrettin Dalan´ı ziyaret ediyorum Adil Serdar Saçan´la Dalan´ın odasında tanıştım”-

Veli Küçük´ün, Yeditepe Üniversitesi sahibi Bedrettin Dalan´ı ziyarete gittiğini ve Dalan´ın odasında (devlete ait gizli evrakları kurum dışına çıkararak görevi suiistimal etmekle suçlanan) İstanbul Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlar Şube eski Müdürü Adil Serdar Saçan´la karşılaştığını belirterek, “Kendisinin (Adil Serdar Saçan) orada ders verdiğini öğrendim, ancak konuşmadım, zaten samimiyetimiz de yoktur” dedi. İddianamede, Veli Küçük ve Adil Serdar Saçan´ın tanışması da yer alıyor.

-Gözaltına alınan İbrahim Şahin Susurluk Davası´nın önemli sanıkları arasında yeralmıştı-

Ergenekon operasyonu çerçevesinde gözaltına alınan vekaleten eski Özel Harekat Daire Başkan Vekili İbrahim Şahin, Susurluk Davası´nın önemli sanıkları arasında yeraldı. Adı Ömer Lütfü Topal cinayetine de karışan Şahin, Susurluk skandalının önemli isimlerinden Abdullah Çatlı´nın arkadaşı olduğu ortaya çıktı. Yargılandığı Susurluk davasında 6 yıl hapis cezası alan Şahin, geçirdiği trafik kazası sonrası bilincini yitirdiği gerekçesiyle dönemin Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer tarafından cezası affedildi. 1956 yılında Tokat´ta doğan İbrahim Şahin, 1976 yılında Polis Akademisi´nden Komiser Yardımcısı rütbesiyle mezun oldu ve Sinop İl Emniyet Müdürlüğü kadrosunda göreve başladı. Askerliğini 1978 yılında Isparta Dağ Komando Okulu ve Erzurum´da yaptı. 1980 yılında Nevşehir İl Emniyet Müdürlüğü kadrosuna atandı. 1982´de buradan Bitlis İl Emniyet Müdürlüğü kadrosuna tayin oldu. Aynı yıl kurulan Özel Harekat Dairesi´ne kabul edildi. Genel Kurmay Başkanlığı´na bağlı Özel Harp Dairesi (ÖHD)´nde Özel Harekat Kursu nu tamamladı. 1984 yılında Almanya´da ´GSG-9 Komando Kursu´na katıldı. 1987 yılında ABD ´de ´Anti-Terör Kursu´na katıldı. 1988 yılında Siirt Emniyet Müdürlüğü Özel Harekat Şube Müdürlüğü´ne atandı. 1990 yılında da İstanbul Emniyet Müdürlüğü´nde Özel Harekat Şube Müdürü oldu. İstanbul´da çok sayıda terör operasyonunu yürüttü, Avrasya Feribotu operasyonunda da görev aldı. 1993 yılında Mehmet Ağar´ın Emniyet Genel Müdürlüğü döneminde vekaleten Özel Harekat Daire Başkanlığı´na getirildi. Bu yeni oluşumun ilk başkanı oldu. Balıkesir´de Özel Tim Eğitim Okulu nu açtı ve terörle mücadelede görev alacak özel timi oluşturdu. Susurluk skandalıyla Ömer Lütfi Topal´ın öldürülmesi olayına adı karıştı. Susurluk´taki trafik kazasında ölen firari hükümlü Abdullah Çatlı ile yakın arkadaş olduğu ortaya çıktı. Hakkındaki adli soruşturma nedeniyle açığa alındı. Ömer Lütfi Topal´ın cinayetine karıştıkları öne sürülen özel tim polislerini koruduğu ve Tarık Ümit´in kaçırılmasına karıştığı gerekçesiyle soruşturuldu. Kendisinin de dahil olduğu 14 sanık hakkında çıkan 27 Ocak 1997 tarihli tutuklama kararından sonra firar etti. 6 Mart 1997´de Cürüm işlemek amacıyla silahlı teşekkül oluşturmak ile Hakkında yakalama ve tevkif müzekkeresi bulunan kişiyi yetkili mercilere haber vermemek suçundan 5 ile 9´ar yıl arasında ağır hapis cezası istemiyle dava açıldı. 11 Mart 1997´de teslim oldu ve yargılandı. 12 Eylül 1997´ de tahliye edildi. Dönemin DYP Genel Başkanı Tansu Çiller, Şahin´in göreve iadesini isterken, o´nu şehit olmaktan dönmüş değerli bir polis şefi olarak nitelendirdi ve Şahin´den özür dilenmesi gerektiğini ifade etti. Mart 1999´da Emniyet Genel Müdürlüğü´ne hibe edilen ve kaybolduğu öne sürülen silahlarla ilgili olarak İbrahim Şahin´in de aralarında bulunduğu özel harekatçılara görevi ihmal suçundan birer yıla kadar ağır hapis cezası istemiyle dava açıldı. 28 Mart 2000´de trafik kazası geçirerek ağır yaralandı. Sağlık durumunda düzelmenin sürdüğünü açıklayan doktorları, beyinde su toplandığını ve tedaviyi uzatmak zorunda kaldıklarını söylediler. 14 Nisan 2000´de hastanede bilincini kaybetmiş halde yattığı sırada ´görevi ihmal´den bir yıl hapis cezasına çarptırıldı. 13 Mayıs 2000´de Mehmet Ağar, hakkında çete kurduğu iddiasıyla oluşturulan TBMM Soruşturma Komisyonu üyelerine ifade verdi. Komisyon başkanı Mehmet Pak Şahin´in ifadesini bu şartlar altında alamadık. Doktorlar 6 ay ile 2 yıl arasında hastanın tekrar hatırlamaya başlayacağını söylediler dedi. Susurluk davası dördüncü yılın sonunda karara bağlandı. Özel Harekat Dairesi eski Başkan Vekili Şahin, MİT eski görevlisi Korkut Eken´le birlikte ´Cürüm işlemek için çete oluşturmak ve bu çeteyi yönetmek´ suçundan 6´şar yıl ağır hapis cezasına mahkum oldu. Şahin´in kısa süreli fenalık geçirdiği duruşmada, diğer 12 sanık da yine ´Cürüm işlemek için çete oluşturmak´ tan 4´er yıl hapis cezasına çarptırıldı. Sanıkların tümüne yurtdışına çıkma yasağı konuldu. ´Duyma ve hafıza sorunu yaşadığı´ gerekçesiyle Adli Tıp Kurumu raporu üzerine cezası ertelenen Şahin 2002´de tahliye edildi. Avukatları Şahin´in iyileşemediğini belirterek 10.Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer´e başvurdu. Sezer de başvuruyu ekindeki raporları dikkate alarak kabul etti ve Şahin´in 486 günlük cezasını affetti.

-Ergenekon´un hedefi 2009´da darbeydi-

Yeni Şafak Gazetesi Yazarı Ali Bayramoğlu Ergenekon operasyonu kapsamında bugünkü gözaltıları değerlendirdi. Bayramoğlu, Genelkurmay Başkanlığı´nın 1 saat içinde gözaltı talebine olumlu yanıt vermiş olması önemli. Hukuk mekanizması farklı bir yöne doğru ilerliyor. Bunu ben büyük bir hesaplaşma olarak görüyorum. Sistem içerisinde siyasetdışı bir çok odağın kurduğu ilişkilerin mercek altına alınması sözkonusu. Ayışığı ve Sarıkız oluşumlarınından buna yana gelen 2009´da bir darbeyle sonuçlanması öngörülen ve Susurluk´tan kalma yapılanmaları içeren bir yapılanma var dedi. (Yeni Şafak)

BAYKAL ÖFKESİNDEN NE DİYECEĞİNİ ŞAŞIRDI: ´HUMEYNİ ÖNCESİ SONRASI, HİTLER ÖNCESİ SONRASI BİR DURUMDAYIZ!´

Deniz Baykal Ergenekon gözaltılarına ateş püskürdü. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Deniz Baykal Ergenekon Soruşturması kapsamında yapılan gözaltılarla ilgili olarak basın toplantısı düzenledi. Baykal´In açıklamaları şu şekildeydi:

Türkiye tarihi bir süreçten geçiyor. Bir takım gözaltı uygulamalarına tanık olduk. Kuşku yok ki tarihi bir virajı dönüyoruz. Yeni bir aşamaya getirdi. Sistematik bir şekilde Türkiye´yi tarihi çizgisinden çıkarmaya yönelik bu uygulama aşama aşama taşınıyor. Karşı karşıya bulunduğumuz durum bizi hukuki bir dava ile değil siyasi bir dava ile karşı karşıya bulunduğumuzu gösteriyor. Önümüzdeki tablonun hukuki bir tabloyu değil siyasi bir davayı ortaya koyduğunu söylemiştim. Şimdi bu teşhisim çok yerinde. Bu davada yasanın uygulanması değil, yasayı kullanarak belli bir siyasi hesaplaşmanın yöntemi uygulanmaktadır. Böyle bir sistematik tablo ile hiç bir hukuk devletinde karşı karşıya gelemezsiniz. Hiç bir hukuk devletinde karşınızda çıkmaz. Ancak rejim değişikliği dönemlerinde yaşarsınız. Humeyni öncesi sonrası, Hitler öncesi sonrası gibi. Toplumun saygın insanları yer değiştirirler. Yine böyle bir manzara ile karşı karşıyayız. Hukukun değil siyasi hesaplaşmanın gereği yerine getiriliyor. Siyasi intikam, hesaplaşma söz konusu. Sen madem dün bunları yaptın, bunları senin yanında bırakmam hesabını sorarım burnundan fitil fitil getirimim anlayışı. Bu intikam operasyonu. Hesaplaşma söz konusu. Belli kadro ile elde edilen olanaklarla hesap sorulmakta. Buradaki uygulama demokratik bir uygulama değil, hukuki değil, uluslararası standartlara uygun değil, TC anayasasına uygun değil kendine özgü. Türkiye bir kez daha kanunla hukuk arasındaki derinliği gördü. Kanun ayrı hukuk ayrı Türkiye bunun önemini bir kez daha yaşayarak gördü. Bu uygulama çağdaş uygulamalara hiç bir şekilde benzemez.

-Cumhuriyete sahip çıkanlardan hesap soruluyor. Bundan sonrakilere gözdağı veriliyor-

Bu davanın içinde yer alan toplumun saygın insanlarından hesap sorma çabasıdır. Çeşitli mafya içinde yer alan insanlarla bu insanları aynı kefeye konuluyor. Bu dava niçin özel bir dava olarak ele alınıyor ve özel mahkemede yargılama gerçekleştiriliyor. Sadece mafya ilişkileri ile yapılan davaların görüldüğü mahkemeler var. Ne İtalya ne de Sicilya´da olduğu gibi özel öneme ihtiyaç duyulmuyor. Ağır şartlarda bu davanın götürülmesi mafya insanlarından dolayı mı yoksa önemli görevler yapan insanlar açısından mı yapılmaktadır. Bu davaya hedef olanlar dürüst ahlaklı memleketini seven insanlardan hesap soruluyor olmasıdır. Şüphe yok ki davanın arkasında iktidar vardır. Bunu ta başından beri söylüyorum. Cumhurbaşkanı ve Başbakan bunu çok önceden söyledi. Bu davanın nasıl gelişeceğini Türkiye´ye aktardı. O nedenle bu davanın arkasında iktidar var. Herkese içinden geçmekte olduğumuz bu dönemde bir şey söylemek istiyorum. Bu gidiş iyi bir gidiş değildir. Hepimiz bu konuyu içimizde çok özel bir sorumluluk duygusu ile değerlendirmeliyiz. Gidişin sonu iyi değil. Hiç bir istikrarlı hukuk devletinde böyle bir tablo ortaya çıkmaz. Bu projeyi yapanlar uygulayanlar için iyi değildir. Bu projeyi köşesine çekilip izleyenler için iyi değildir. Toplumumuza alarm vermeye çağırıyorum. Herkes kendisine üzerine düşeni yapmalı. Sessiz kalanlar sorumluluğun parçası haline gelirler. Türkiye kriz ortamında çalışıyor. İşsizlik ve yolsuzluk iktidarı sarıyor. Bu iktidar gündemi böyle bir açılımla değiştirerek rahatlayamaz. O gündem iktidarı takip edecek. Böyle gösterişli tutuklama ile kriz geçiştirilemez buna göz yummayacağız. İktidar medya operasyonu yapıyor. Medyanın yapısı niteliği kapsamı içeriği çok ciddi şekilde değiştirilmek isteniyor. Türkiye´nin medya düzeni bu iktidarın yönlendirmesi ile köklü şekilde değiştirildi. Medya yapısı değiştirildi. Türkiye´de bütün telefonlar Başbakan´ın kişisel takdiri ile görevlendirilenler tarafından denetlenmektedir. Hiç bir toplumda böyle bir düzenleme yoktur.

-Çabanın hedefinde Cumhuriyetin ilkeleri ve değerleri var. Cumhuriyet köklü bir değişikliğe sürükleniyor. Halkımız sandıkta gerekli tepkiyi göstermeli-

Bu olaylar kanımca böyledir. Cumhuriyetin savunulması ihtiyacı her zamankinden çok daha fazla ihtiyacı var. Çok açıkça ortadadır ki tüm bunlar bunun bir parçası. Bu gidişle ilgili kaygılarımı 2005´ten beri ifade ediyorum. Bugün bu ihtiyaç herkesin gördüğü ihtiyaç haline geldi. Bu gidişe tavır takınmaktır, buna onay vermediğimizin bir göstergesidir. Bunun en etkili göstergesi sandıktır, halkımız buna gerekli tepkiyi göstermelidir. Öyle bir kaygı yaşamıyorum. Benim kaygı içinde olmamam öyle bir olasılık yok anlamına gelmez. Dokunulmazlık şu anda da kaldırılabilir. Dosya hazırlanır, meclise gönderilir dokunulmazlık kaldırılır. Yargının bağımsızlığı hukukun işleyişi kanunun önemi her zamankinden daha önemli hale geldi. Türkiye´deki tehlikenin önemini dinledim, içinde bulunduğumuz durum demokrasi ile bağdaşmıyor. Hiç bir ülkede böyle bir şey yok. 18 ay içerde tutacaksın iddianamesini bekleteceksin. Sonu gelmeyen bir biri arkasına ertelenen ve kaybolan hayatlar çekilen acılar. Demokraside böyle şeyler tasavvur edilemez. Bunlar tüm insan hakları sözleşmelerine aykırı, AB standartlarına, TC Anayasasına aykırıdır.

-Türkiye´de yaşayan iki tane cumhurbaşkanı var. Eski cumhurbaşkanına kadar gider mi?-

Bu sorumsuzluğun nereye kadar gideceği konusunda hüküm verilemez. Yaşanılanlarda uygun olmadığını söylüyoruz. Birlikte tespit etmeliyiz. Bu kabul edilebilir olursa buradan çok daha ileri noktalara gider. Nereye kadar gider nereye kadar gitmez bilinmez. AB içindeki sorumlu insanların da tabloyu doğru değerlendireceğine inanıyorum. Herkesi anlayışla yaklaşmaya çalıştı. Ama artık AB tavrı yıkılmaya başladı. Olaylar uygulamalar bunu daha da hızlandıracaktır. Bizim temel görevimiz yaşananların toplum tarafından doğru tespit edilmesini sağlamak. YÖK´te yıllarca hizmet veren insan tutuklanıyor. Bunlar görev yaparken suçlama yapılmadı. Yaptıkları işlerle faaliyetlerle suç işlemedi takip edilmedi. Görevden ayrılıyorlar yıllar geçiyor o dönemdeki bazı olaylarla yargılanıyor. Çeşitli gerekçelerle yargılanıyor. Ama bunlar bulunamıyor. Ortada ciddi bir delil iddia kanıt yoktur. Kim tutuklanıyor devletin zirvesinde beğen yada beğenme görev yapmış insanlar. O dönemde var mı bir suçu soruşturması. Yok. bir süre geçiyor ses yok. Sonra altyapı hazırlanıyor güç dengesi hazır susturmamız gerekeni susturduk. Birden bire bakıyoruz hukuk süreci harekete geçiriliyor. Bunlar siyasetin bir parçası. İdeolojik kırılmalardan sonra karalamalar, suçlamalar zaman zaman dünya tarihinde görülen şimdi aslında böyle bir kırılmanın yaşanmış olduğunu bir kez daha bize anlatmaktadır. (Zaman)

(07 Ocak 2009, 10:12)

http://www.kontrgerilla.com/mansetgoster.asp?haber_no=141    yazdır/print


 

Görüntülenen: 121 - 140 (Toplam 133)  |  Önceki 20



Mavi Marmara'da yakalama kararı

26.05.2014 15:43 Gazze'ye 31 Mayıs 2010'da insani yardım taşıyan Mavi Marmara gemisine İsrail askerlerince düzenlenen saldırıya ilişkin davada, aralarında dönemin İsrail Genelkurmay Başkanı Ashknazi dahil dört komutan hakkında tutuklam..
Tamamı 26.05.2014

TIR iddianamesi kabul edildi

15.05.2014 13:34 Adana Cumhuriyet Başsavcı vekili Ali Doğan tarafından MİT'e ait tırların durdurulmasına yönelik olarak 13 askeri personel hakkında müebbet hapis cezası istemiyle hazırladığı iddianame Adana 7. Ağır Ceza Mahkemesince ka..
Tamamı 15.05.2014

Paralel kulağa ilk dava açıldı

05.05.2014 14:06 Adana'da yürütülen ve Emniyet İstihbarat yetkililerinin şüpheli olduğu telekulak soruşturması sona erdi. Adana 8. Ağır Ceza Mahkemesi, Adana Cumhuriyet Başsavcıvekili Ali Doğan'ın yazdığı iddianameyi kabul etti. Böylec..
Tamamı 05.05.2014

Flaş!!! Gülen'e darbe soruşturması

30.04.2014 10:55 Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na yapılan suç duyuruları üzerine Fetullah Gülen hakkında soruşturma başlatıldı. Gülen hakkındaki soruşturmanın, 17 Aralık sonrasında kaldırılmadan önce Terörle Mücadele Kanunu (TMK) 10. ..
Tamamı 30.04.2014

Güney:Gülen Ergenekon bağlantılı

09.04.2014 19:24 2001 yılında polise verdiği ifadesi ile Ergenekon örgütünün ilk kez resmi kayıtlara girmesini sağlayan gazeteci Tuncay Güney'in ifadesinin satır aralarında çok önemli bir bilgiye rastlandı. Ergenekon'un firari şüpheli..
Tamamı 09.04.2014

Mahkeme davayı başarıyla gördü

04.04.2014 10:55 Beş yıl süren ve 8 ay önce sonuçlanan Ergenekon davasında gerekçeli karar ancak dün açıklanabildi. 16 bin 780 sayfadan oluşan kararda çok çarpıcı ifadeler yer aldı. Örneğin şu satırlar dikkat çekici: "Yargılama sonunda..
Tamamı 04.04.2014

Ağlayan Gülen, gülen AK Parti

31.03.2014 11:47 Türkiye, dün tarihi günlerinden birini daha yaşadı. Yerel seçimler başarıyla yapıldı. Milli iradeyi hedef alan 17 Aralık darbe girişimine karşı halk sandığa koştu. Seçimlere katılım oranı % 90 ile çok yüksek gerçekleşt..
Tamamı 31.03.2014

Kozmik Oda´da paralel şüphe

14.03.2014 11:10 2009 sonunda Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'a suikast şüphesiyle başlatılan ve Özel Harp Dairesi'nde (ÖHD) 1 ay süreyle aramalar yapılmasına neden olan Kozmik Oda soruşturması 5 yıla yakın süredir tamamlanmadı. 60'lı..
Tamamı 14.03.2014

Ayrıntılarıyla 7 Şubat krizi

08.02.2014 15:18 Tarih: 7 Şubat 2012.. Ankara, Cumhuriyet tarihinde benzeri görülmemiş bir olayla sarsıldı. MİT Müsteşarı Hakan Fidan dahil 5 MİT yöneticisi hakkında savcılık tarafından yakalama kararı çıkartıldı.. Sabah gazetesinden A..
Tamamı 08.02.2014

Yabancı vakıflara suç duyurusu

02.12.2013 16:57 Sivil Toplum Kuruluşu Adalet Platformu, Türkiye'de faaliyet gösteren yabancı vakıflar hakkında, yasak olmasına karşın Türkiye'deki siyasi olaylara müdahale ettikleri gerekçesiyle suç duyurusunda bulundu. Suç duyurusund..
Tamamı 02.12.2013

Ayasofya camiye çevrilsin

27.11.2013 12:17 İstanbul'u 1453'te fetheden Fatih Sultan Mehmed'in şehirde ilk iş olarak kiliseden camiye çevirdiği ve cuma namazını kıldığı Ayasofya Camii, 1934 yılında Bakanlar Kurulu kararnamesi ile müzeye çevrilmiş ve ibadete kapa..
Tamamı 27.11.2013

Darbe kaydına suç duyurusu

18.11.2013 13:10 Sivil Toplum Kuruluşu olan Adalet Platformu, geçtiğimiz yıl Genelkurmay karargahında yapılan çok gizli bir darbe toplantısına ait ses kaydıyla ilgili suç duyurusu yaptı. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na verilen ve sit..
Tamamı 18.11.2013

Flaş!!! Temizöz mütalaada

06.09.2013 18:26 Şırnak´ın Cizre ilçesinde 1993-95 yılları arasında işlenen 20 faili meçhul cinayetle ilgili açılan Temizöz davasına iki aylık ara sonrası devam edildi. Güneydoğu´da işlenen faili meçhul cinayet ve kayıp olaylarıyla ilg..
Tamamı 06.09.2013

Mahkemeden 41 suç duyurusu

15.08.2013 13:08 Ergenekon davası 5 yıl sonra bitti denirken, 4 gruptaki onlarca isme suç duyurusu geldi. Bu gruplardan birisinde, aralarında gazeteci Zeyno Baran´ın da bulunduğu 41 isim yer alıyor. Mahkeme tarafından yapıldığı için hu..
Tamamı 15.08.2013

Ergenekon: Sanıklara ceza yağdı

05.08.2013 12:41 İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi´nde yaklaşık 5 yıldır görülen Ergenekon davasında karar duruşması başladı. 67´si tutuklu 275 sanığın yargılandığı dava duruşmasında 6 hakim ve 3 savcı kürsüdeki yerlerini aldı. Tutuklu ..
Tamamı 05.08.2013

BM´nin balyoz raporu çöktü

24.07.2013 10:01 ´BM´den Balyoz Gibi Karar´ başlıklı haberin gerçekleri yansıtmadığı açıklandı. TRT Haber´e özel açıklamalar yapan Birleşmiş Milletler genel sekreter sözcüsü, BM Keyfi Tutuklamalar Çalışma Grubu´nun BM adına açıklama ya..
Tamamı 24.07.2013

Hanefi Avcı´ya 15 yıl hapis

19.07.2013 16:12 89 sanıklı ´Devrimci Karargah Örgütü´ (DKÖ) davasında karar açıklandı. Eski Emniyet Müdürü Hanefi Avcı 15 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Aralarında gazeteci Aylin Duruoğlu´nun da bulunduğu 24 kişi ise örgüt üyeliğinde..
Tamamı 19.07.2013

Özel Harp´e operasyon geliyor

10.06.2013 13:44 Gezi Parkı´nda ortaya çıkan Özel Harp´e iki şok darbe geliyor.. Türkiye´de pek çok karanlık olayın arkasında olduğu gibi Gezi Parkı olaylarının arkasından da Özel Harp Dairesi çıktı demiştik. Geçtiğimiz günlerde intern..
Tamamı 10.06.2013

Zirve davasındayız!

Kontrgerilla.com, Zirve'yi sarstı

Zirve davasının 93. duruşmasında sanıklar savcılık mütalaasına karşı savunma yaptı. Sanıklardan Ergenekon hükümlüsü Hurşit Tolon'un avukatı İlkay Sezer savcıya tepki gösterdi: 'Mütalaanın ilk bölümü 'kontrgerilla.com' adlı internet sitesinden aynı şekilde kopyalama yapılmış. Bizi beylik tabancasıyla vursaydınız, bu sitedeki kopyalamayla vurmasaydınız..
Tamamı 23.06.2013

Ergenekon davasındayız!

Ecevit'e yönelik Ergenekon komplosu

Ergenekon davasının 202. duruşmasında eski Başbakan Bülent Ecevit'e yönelik Ergenekon komplosu konuşuldu. Ecevit'in doktoru Mücahit Pehlivan tanık olarak ifade verdi. Duruşmada Abdullah Harun'un konuyla ilgili bir yazısı da gündeme geldi. O ve benzer diğer yazılarda Ecevit'in koruma müdürü Recai Birgün'ün "Dünyada tedavisi kesilince iyileşen tek hasta..
Tamamı 11.03.2013

Yeni kitabımız çıktı!

Arınç Suikasti ve Özel Harp Dairesi

'Ordu Suikast Düzenler mi? Bülent Arınç Suikasti ve Özel Harp Dairesi' başlıklı kitap, 2009 yılı sonunda gerçekleşen Arınç Suikasti ve Kozmik Aramalar konusunu ve üç yıldır tamamlanmayan soruşturmanın örtbas edilip edilmediğini sorgulayan, konuyla ilgili iddiaları da aktaran bir çalışma.. Subayların Ergenekon ve diğer örgüt bağlantıları.. Kozmik Aramalar.. Tepkiler..
Tamamı 27.12.2012

Fetullah Gülen'e şok

Paralel Devlet´e suç duyurusu

23.01.2014 11:20 Milli İradeyi Savunanlar Platformu (MİSAP), 'Paralel Devlet' konulu bir suç duyurusu yaptı. TMK ile yetkili İstanbul Cumhuriyet Başssavcılığı'na yapılan suç duyurusunda; birkaç aydır yaşanmakta olan paralel devlet iddiaları ile bu yapılanmanın başında Fethullah Gülen’in bulunduğu ve yapılanmayı bizzat idare ettiği şüphesi çok sayıda somut bulgu..
Tamamı 23.01.2014

Zirve mütalaası sitemizde

Malatya Zirve Katliamı Davası

17.07.2014 13:55 Malatya Zirve Katliamı davasının 567 sayfalık savcılık mütalaasının tamamı sitemize eklenmiştir. Kelime arama yapabilir, sayfaları yazdırabilirsiniz. 23 Haziran'daki duruşmada sanık avukatları savcılık mütalaasına tepki gösterdiler. Hurşit Tolon'un avukatı, mütalaanın ilk 150 sayfalık bölümünün 'kontrgerilla.com' adlı internet sitesinden..
Tamamı 17.07.2014

Gezi Belgeseli

Belgeleriyle Gezi'nin ardındakiler

24.06.2013 11:20 Taksim Gezi olaylarına katılan, haber, açıklama ve attıkları twitlerle destek veren sanatçı, bankacı, işadamları ve medya ile yurtdışı destekçilerini delilleriyle birlikte sergilemeye başlıyoruz. Halka ve verdiği oya güvenmeyen, onları aşağılayan, sandık yerine başka yerlerden iktidara çıkmaya çalışan, kısacası seçimlerden fayda ummayan bu güçlerin..
Tamamı 24.06.2013

Ayasofya Camiye Çevrilsin

Ayasofya için dilekçe kampanyası

26.11.2013 13:01 Milli Türk Talebe Birliği (MTTB), 'Peygamberimizin'in işareti, Fatih'in emaneti, Büyük Türkiye'nin alameti; Ayasofya açılsın' sloganıyla Ayasofya'nın yeniden camiye çevrilmesi için dilekçe kampanyası başlattı. Türkiye çapında yapılacak kampanya, İstanbul'un Fethi'nin sene-i devriyesi olan 29 Mayıs 2014'te sonlanacak ve toplanılan dilekçeler yine..
Tamamı 26.11.2013

İddianame yayından kaldırılmıştır

İzmir casusluk davası

İzmir casusluk davasının iddianamesinde 196'sı müşteki, 831'i mağdur olmak üzere toplam 1027 kişi için kimlik bilgilerinin sansürlenmesi çalışması yapılmıştı. Bu süreçte çok yoğun emek harcandı. Ancak sitemize artarak gelmeye devam eden taleplerden anlaşıldığı gibi, iddianamelerde mağdur ya da müşteki olarak yer almadığı halde çok sayıda başka ismin de..
Tamamı 14.05.2013

Türkistan Deklarasyonu

Türkistan Uluslararası Konferansı

12.05.2014 11:50 'Türkistan'ın Dünü, Bugünü, Yarını' adıyla üçüncüsü düzenlenen uluslararası konferans, 11 Mayıs 2014 tarihinde İstanbul'da gerçekleştirildi. Türkistan; ilmi, islami, fenni ve tıbbi ilimlerin beşiği olan, Buhari, Tirmizi ve Biruni gibi çok önemli müslüman ilim adamlarının yaşadığı bölgenin adıdır. Türkistan coğrafyası ve özellikle de bu coğrafya..
Tamamı 12.05.2014

Şok plan: HSYK bunu yapacak

26.07.2014 11:54 HSYK'dan önceki gün gelen şok tehdit hayata geçirildi. HSYK 3. Dairesi, Bolu Savcısı Zekeriya Öz hakkında, Twitter'da kullandığı hesap üzerinden 'Başbakan Tayyip Erdoğan'ın sonunun Kaddafi ve Saddam gibi olacağını' ima..
Tamamı 26.07.2014

İsrail Gazze'den, paralel buradan

25.07.2014 10:31 Paralel yapı mensuplarından Hakkari eski Emniyet Müdürü Tufan Ergüder şok açıklamalar yaptı. Selam-Tevhid örgütü iddiasıyla masum insanları dinledikleri suçlamasıyla gözaltına alınan polis arkadaşlarını savundu. Bugün ..
Tamamı 25.07.2014

İşte F-tipi kumpasın delilleri

23.07.2014 17:25 Türkiye önceki gün; Ergenekon, Balyoz, KCK, ÇHD ve Devrimci Karargah gibi çok yakın geçmişin ünlü soruşturmalarını yürüten polis şeflerinin kelepçelenerek gözaltına alındığı bir sabaha uyandı. 25 ilde toplam 99 polis ş..
Tamamı 23.07.2014

Flaş!!! Paralel polislere operasyon

22.07.2014 10:12 İstanbul Terörle Mücadele Şubesi'nin yönetiminde İstanbul merkezli olmak üzere 22 ilde paralel yapıya karşı büyük bir operasyon başlatıldı. Biri "Selam Tevhid örgütü soruşturmasında kumpas", diğeri ise "'yasadışı dinle..
Tamamı 22.07.2014

Kontrgerilla.com, Zirve'yi sarstı

23.06.2014 20:31 Malatya'daki Zirve Yayınevi'nde 2007'de biri Alman uyruklu 3 kişinin boğazları kesilerek öldürülmesine ilişkin davaya 93. duruşmayla devam edildi. Duruşmaya, bir süre önce cezaevinden tahliye edilen Ergenekon hükümlüsü..
Tamamı 23.06.2014

Flaş!!! 12 Eylül müebbetle bitti

18.06.2014 12:57 12 Eylül davasında önemli gelişme.. Ankara 10. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmada esas hakkındaki görüşünü açıklayan Özdabakaoğlu, "sanıkların, darbeyi yapmaya yaklaşık 1 yıl kadar önce karar verdiklerinin ve darbenin ..
Tamamı 18.06.2014

Gülen soruşturması büyüyor

29.05.2014 14:12 Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Fethullah Gülen hakkında yürütülen soruşturmanın derinleştirildiği öğrenildi. Soruşturmayı yürüten Anayasal Düzene Karşı İşlenen Suçlar Bürosu Savcılığı, Gülen'in geçmişe yönel..
Tamamı 29.05.2014

Flaş!!! Paralel örgütün adı: PDY

28.05.2014 11:02 Dicle Üniversitesi'nde paralel yapılanma iddialarını araştıran Diyarbakır Başsavcılığı, örgütün adını "Paralel Devlet Yapılanması" (PDY) olarak koydu. Aralarında rektör Ayşegül Jale Saraç'ın da bulunduğu 9 öğretim üyes..
Tamamı 28.05.2014

Taraf-Baransu'ya 52 yıl şoku!

22.05.2014 17:31 Taraf gazetesi ile muhabir Baransu'ya şok dava.. "Gülen'i Bitirme Kararı 2004'te MGK'da Alındı" haberi için açılan savcılık soruşturması tamamlandı. Mehmet Baransu ve gazetenin Sorumlu Yazı işleri Müdürü hakkında 52'şe..
Tamamı 22.05.2014

Gülen'e 3 soruşturma daha

02.05.2014 11:29 Fetullah Gülen hakkında, 'dini kullanarak dolandırıcılık' ve 'örgüt kurma' suçlarından dolayı İstanbul'da üç soruşturma yürütüldüğü ileri sürüldü. Gülen hakkında Ankara'da 'darbe girişimi' suçlamasını da içeren bir sor..
Tamamı 02.05.2014

Paralel´e de Ergenekon´a da hayır

11.03.2014 14:52 Türkiye'de dün yargıda şiddetli bir deprem yaşandı. Daha önce benzeri yaşanmayan bu depremin merkez üssü, Ergenekon davasına bakan özel yetkili İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi oldu. Ergenekon davasına bakan İstanbul ..
Tamamı 11.03.2014

Paralel yargı: Direneceğiz!

15.02.2014 15:41 Yargı darbesiyle AK Parti hükümetini devirmek için art arda operasyonlar yapan paralel yapının yüksek yargı üyesi hakim ve savcılara yönelik talimatlarını içeren ses kaydı ortaya çıktı. Ankara'daki hakim ve savcılara d..
Tamamı 15.02.2014

Flaş!!! Taraf´a paralel soruşturma

05.02.2014 12:59 Taraf gazetesine şok!.. Adalet Platformu ile Abdullah Harun'un suç duyuruları üzerine harekete geçen savcılık, Taraf gazetesi sorumlularına, muhabir Mehmet Baransu ve gazeteci Emre Uslu'ya paralel yapılanma ile bağlant..
Tamamı 05.02.2014

Paralel soruşturma endişeli başladı

31.01.2014 17:03 İstanbul'da flaş gelişme.. Hükümet'in 17 Aralık operasyonu sonrasında sıkça dile getirdiği 'paralel devlet' ve örgüt' iddialarıyla ilgili ilk adım atıldı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, 17 ve 25 Aralık operasyonunu ..
Tamamı 31.01.2014

Beddua etti, suç duyurusu yağdı

27.01.2014 13:03 Fethullah Gülen'in avukatı: Psikolojik harekâtta yeni aşamaya geçildi.. Fethullah Gülen Hocaefendi'nin avukatı Nurullah Albayrak, müvekkili hakkında ortaya atılan iftiraların suç duyurusu şeklinde yargıya taşınması sur..
Tamamı 27.01.2014

13.08.2001'den beri ziyaretçi sayısı:
9.014.591